🎊 Bir Iş Ürün Ve Hizmet Için Harcadığımız Para
Sürdürülebilir bir yaşam için her bireyin kendince atabileceği önemli adımlar vardır. Hiç kimse “benim yaptığımla ne olur ki?” dememeli ve herkes elinden ne geliyorsa yapmalıdır. Sürdürülebilir yaşam için bireysel olarak yapabileceklerimizi şöyle maddeleyebiliriz: Enerji kullanımını azaltın: Küresel ısınmayı en
Hermüşteri kesitine hangi ürün ve hizmet demetlerini sunuyoruz? Hangi müşteri ihtiyaçlarını karşılıyoruz? ÖZELLİKLER: Yenilik . Performans . Özelleştirme . Işi görme . Tasarım . Marka/Konum . Fiyat . Maliyet düşürme . Risk azaltma . Ulaşılabilirlik
Hedefkitle, e-ticaret ile internetten ürün ve hizmet satacak işletmelerin ilgili ürün ve hizmetleri satmak istediği kitleye verilen isimdir. E-Ticaret’e başlarken markaların doğru bir hedef kitle belirleyerek hareket etmesi e-ticaretteki hedeflerine daha kolay ulaşmalarını sağlamaktadır. E-ticaret firmaları hedef kitle
Ürünve Hizmetler Yönetilen hizmet sağlayıcılar, kurumların dijital dönüşüm projelerini karşılamanın yanı sıra, firmalar için kilit bir role
Okuma süresi. 2dk, 9sn. İnsanlar hayatlarını idame ettirmek için beslenme, eğlence ve alışveriş gibi çeşitli alanlarda harcama yapıyorlar. En fazla para harcadığımız yerler ise bunların biraz dışında. Özellikle erkekler daha çok elektronik ürünler üzerine harcama yapmayı severken kadınlar için ise aynı durum
2Orijinal iş fikirleri, sizinkini seçin! 2.1 Orijinal İş Fikirleri: Kişisel Çevrimiçi Öğretmen. 2.2 Evcil hayvan cenaze salonu. 2.3 Smart TV için video oyunları. 2.4 Orijinal İş Fikirleri: İnsanlar ve Evcil Hayvanlar için Ortak Spor Salonu. 2.5 Orijinal İş Fikirleri: Sanal Gerçeklik Seyahati.
İstanbulGünlük ödemeli iş ilanları. 36.000+ açık pozisyon arasından iş bul. Hızlı ve ücretsiz. Tam zamanlı, dönemsel ve yarı zamanlı iş ilanları. Rekabet Maaşları. En güvenilir İstanbul iş verenleri. Günlük ödemeli işi kolayca bul!
qGLZ7. Bu bulmacanın çözümü 6 harftir ve Ü A harfi ile başlar Aşağıda, Yeni bir hizmet, ürün veya fikir yaratma için doğru cevabı bulacaksınız, eğer bulmaca'ü bitirmek için daha fazla yardıma ihtiyacınız olursa navigasyonunuza devam edin ve Arama fonksiyonumuzu deneyin. CodyCross 70'li Yıllar Grup 322 cevabı biliyor musun? CODYCROSS 70'li Yıllar Grup 322 Bulmaca 5 Topuk içeren ayakkabı, topuklu Erkeğe göre karısının kız kardeşi Deri üzerinde oluşan iyi huylu sarkık lezyon Bazı takım oyunlarında rakibe engel olma Boyunda su taşımak için kullanılan kapaklı kap __ sığmamak; heyecandan yerinde duramamak Dna sarmalında timinin karşısındaki protein Maksat kelimesinin anagramı diğer bulmacar Üretim İhtihsal İnsanın var olabilmesi için doğayı değiştirmesi ve doğayı değiştirirken kendini de değiştirme süreci Üretim Tüketime olanak sağlayan faaliyet Kalkınma için ülkelerin ihtiyaç duyduğu faaliyet Bir ürün elde etmek için yapılan iş Tüketiciye mal ve hizmet sunma faaliyeti benzer bulmaca Yurt dışına ürün ya da hizmet satma Bir firmadan ürün ya da hizmet alan kişi Alınacak ürün veya hizmet için yapılan ilk ödeme Bir ürün veya hizmet satın alan kişi Fatura, hayali ürün veya hizmet için kesilir Benzeri olmayan yeni bir şey meydana getirme, yaratma Bir dilin eskimiş sözcüklerini ya da cümle kuruluşlarını kullanarak edebi eser yaratma Devrinin sanat anlayışı içerisinde güzel bir eser meydana getirmek. yaratma,yoktan var etme Enfeksiyon yaratma gücü çok yüksek bir bağırsak bakterisi grubu İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma Müziği hazırlıksız olarak içe doğduğu gibi, hem yaratma hemde yorumlama sanatı Seçim sonuçlarını bozmak amacıyla uydurma seçim bölgeleri yaratma usulü Yaratma, yoktan var etme Yaşanılan dönemin sanat anlayışı içinde olağanüstü bir eser yaratma Yunancada taklit etme anlamına gelen ve sanatsal yaratma ediminin temelinde Kağıt katlayarak figür yaratma sanatı Bir yerde farklılık yaratma, monotonluğu bozma Argoda işe yaramaz, faydasız, yararsız kişi, nesne, fikir vb Bir bestede başlıca müzikal fikir yada konu Bir bestede başlıca müzikal fikir ya da konu Son Bulmacalar Manisada yer alan antik kent Bezginliğe yol açmak, usandırmak Matematikte, mutlak değerli sayı asla böyle olamaz Yerebatan sarnıcının bilinen diğer ismi Hırssız, isteksiz Arslantepe höyüğünün bulunduğu il Harry potter serisindeki droco malfoy karakteri Şarkılara konu olan, denize sıfır tekirdağ ilçesi
Yardım Merkezi Time Doctor günlük iş takip programı ile raporlamaya harcadığımız süreyi kat kısalttık. Derric ve Shana Haynie Derric ve eşi Shana bir eksiklik fark ettiler. Dijital pazarlamayı anlamak isteyen çok sayıda insan vardı ve kendi başlarına yaptıklarında korkunç şekilde başarısız olabilirlerdi. Girişimcilere vakitlerini boşa harcamadan dijital pazarlama stratejisini daha iyi kurmalarına yardım etmek istediler ve böylece pazarlama ajansı SplashOPM'yi ettikleri şirketlerden biri Şirket çok sayıda e-posta adresi toplamış fakat iş durumlarını anlatan tek bir e-posta göndermemiş. Bu yüzden Derric ve eşi e-posta kullanımını arttırmak için onlara eğitim bu kârı ise Time Doctor günlük iş takip programı yardımıyla sağlamışlar. Mesela SplashOPM'nin aldığı her proje için rapor oluşturuyorlar. Raporlar hizmetlerinin üzerine ek, sabit fiyatlı bir özellik. Bir başka deyişle raporları ne kadar hızlı oluştururlarsa, o kadar kâr Doctor raporlamanın iki buçuk saat sürdüğünü gösterdi. Oysa SplashOPM ücretleme modelinde raporlar için 1 saat aslında para Doctor iş takip programı ile, raporlamada ve verdikleri diğer hizmetlerde ne üzerinde çalıştıklarıyla ilgili performanslarına bakıp bunu denetleyebildiler ve fiyatlandırmalarında gerekli düzeltmeleri yaptılar. Ücretsiz Deneme Başlat Time Doctor'un En Sevilen Üç Özelliği Masaüstü Uygulaması Uygulama Derric'i sürekli belirli bir görevde ne kadar çalıştığıyla ilgili uyarıyor böylece ona görevin uzun sürüp sürmediğini ve ne zaman başka şeye yönelmesi gerektiğini söylüyor. Projeleri Raporlama Derric'e müşterilerine verdiği tahmini çalışma süresinin, gerçek çalışma süresiyle nasıl kıyaslanabileceğini anlamasına yardım ediyor. Asana Uyumlu Derric, Asana görevlerinin Time Doctor'da görünmesini ve her görevde ne kadar süre çalışıldığını kolaylıkla görebilme özelliğini seviyor. Hizmet Çizgimize ve Kazanç Getirecek Ücretlere Karar Verebildik İşlerin çok daha az vakit alacağını düşünüyorduk fakat takibe başlayınca fiyatlarımızı değiştirmemiz gerektiğini fark ettik. SplashOPM Time Doctor'u bir hizmet üzerinde içerik pazarlama, sosyal medya pazarlama vs. ne kadar süre ile çalışıldığına karar vermek için bir müşteri aylık 500$'lık paket alıyor. Time Doctor'la Derric ve Shana fiyatlandırma yapısına uyacak hizmetleri zamanla ve müşteri başına ne kadar çalıştıklarıyla ilgili özenli analizler sonucunda başarıldı. Mesela 20 saatlik sürelerinin 16 saatinde işlerin yarısındalarsa sonraki müşterilerinde bazı yeni düzenlemeler yapılması gerektiğini artık bazı durumlarda müşteriye başlangıçta tahmin ettiklerinden daha fazla değer sunabileceklerini keşfettiler. Time Doctor kullanmayı düşünen bir şirkete ne dersiniz? Derric Haynie, SplashOPM kurucusuPiyasada çok sayıda zaman yönetimi aracı var. Biz Time Doctor'u masaüstü uygulaması ve mobil entegrasyonu sebebiyle seviyoruz. Ayrıca Asana ile müşteri hizmetlerinin takibini sağlıyoruz. Müşterilere sunulan hizmetlerde ne kadar süre çalışıldığının takibini yapmak isteyen şirketler için bizim bulabildiğimiz en etkin çözüm bu oldu. Ücretsiz Deneme Başlat
Başarı yakalamak olağanüstü bir çaba gerektirir. Peki, söz konusu olan iş dünyası olduğunda dudak uçuklatan başarılara imza atabilmek adına bir sihirbaz gibi düşünmeniz neyi ya da neleri değiştirir? Gelin sihirbazlık ile iş hayatı arasındaki ilişkiye daha yakından bakalım ve bu ikilinin başarımız üzerindeki etkisini hep birlikte görelim. Yazımızdan öğreneceğiniz bilgilerin iş hayatınızda belirgin bir ilerleme kaydetmenizi sağlayacağından en ufak bir şüphemiz yok. Başarı için hazırlık bir adım önde olmanız kitle üzerine yapacağınız derin bir araştırma başarı için kitlenizin onayını almak adına elinizin altındaki her meşru aracı kullanmaktan Çevirmenlik Yapacak Arkadaşlar Arıyoruz! TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin! Başarı için hazırlık şarttır. İş hayatında olduğu gibi sihirbazlıkta da başarı için hazırlık şarttır. Gelin bu ikili arasındaki ortak noktaları ya da farklılıkları bir de sihirbaz David Kwong’un ağzından dinleyelim. “2014’te Zombilerin Şafağı, Sıkı Aynasızlar, Scott Pilgrim Dünyaya Karşı ve Tam Gaz gibi sıra dışı filmlere imza atan Hollywood yönetmen Edgar Wright “bir sihirbazın nasıl düşündüğünü öğrenebilmek” adına beni evine davet etti. Sihirbaz arkadaşım Blake Vogt’’tan “ yükleme” yapmak üzere bana eşlik etmesini rica ettim. “Yükleme” kavramı sihirbazlık esnasında kullanılacak cihazların önceden düzenlenmesi ve yerleştirilmesi için kullandığımız bir hazırlık sözcüğüdür. Örneğin yakın çekim illüzyonistleri ceplerini bozuk para ya da ekstra kartlarla doldurmak suretiyle yüklenebilirler. İhtiyaç duyulacak her türden ekipman sihirbaz onlara izleyiciye fark ettirmeden tam da ihtiyaç duyduğu an erişebilsin diye gösteri öncesinde belirli bir sistem içerisinde yerleştirilir – seyircinin görebildiği ile algılayabildiği arasındaki boşluk içine. Seyirci tarafından doğaçlama olarak algılanan bu etki aslında hazırlığın getirisidir. Bence Blake günümüz illüzyon dünyasının en iyi hile yaratıcılarından; TV gösterilerinde sihir yaratmak üzere David Blaine ve Dynamo gibi ünlü sihirbazlarla dahi çalışma fırsatı buldu. O ve benim birlikte tasarladığımız şey ise yönetmen Wright’ın sihir dersini şekillendiren hikayeydi. Her şey on beş dakika gecikmemizle başladı. Evi bulamadığımız için özür diledik, sonra el çabukluğu ile numaralarımızı gösterdik. Sihir yanılsaması ve sanatçılık arasındaki paralellikler ve farklılıklar üzerine konuştuk. Bir süre sonra toparlanmaya başladık. Sonra Edgar bizden son bir numara istedi. “Elimizden gelenin en iyisini yaptık sanırım” dedim. “Ama belki, bir açık alan varsa -örneğin araba yolunuz gibi – bir numara daha deneyebiliriz.” Wright arka bahçeye geçmeyi teklif etti ve biz de bahçeye ulaşmak üzere mutfağa yöneldik. Evin çalılıklarla çevrili yeşil çimlere bakan bir avlusu vardı. Çimlerin kenarında dururken ev sahibimizden bana bir oyun kartı söylemesini istedim. Kalp beşlisini seçti. Blake kendisine avlu üzerinde de bir yer seçmesini ve seçtiği yeri bize göstermesini rica etti.. Edgar durduğumuz yerin az uzağındaki bir banka oturdu. Üçümüz de olay yerine ulaştıktan sonra yönetmenimizden toprağı kazmasını istedim. Oraya gömülü bir oyun kartı vardı. Edgar onu bulmaya çalıştı – ve Bam! Kalp beşlisi işte tam da orada Edgar’ı bekliyordu! Normal şartlar altında bu numaranın perde arkasındaki hileyi bir sır olarak saklamayı seçerdim, ancak o gün Wright benden kendisine sihirbazlığın işleyiş sürecini göstermemi istemişti. Bu nedenle Blake ve benim kullandığımız stratejilerden onun da haberdar olmasına izin vermek bir numarayı tersten de yaptık. Sihirbazlar, planlama sürecine öncelikle “imkansız” olan bir şeyin gerçekleştiği an olan o nihai “Vay” tepkisinin seyirciden tam olarak hangi noktada gelebileceğini öngörerek başlar. Daha sonra bu etkiyi ortaya çıkarmak için gereken parçaları tanımlamak ve ustalıkla yerine getirebilmek için tersine yöntemle çalışırız. Hazırlıklar asla bir zaman kaybı olarak algılanmaz. Edgar’ın oturma odasında otururken kendisine Blake’le nasıl yüklendiğimizi gösteren bir video izlettim. “Sihir dersimizin”, rastgele seçtiği kartı keşfettiği andan itibaren sona ermesi gerektiğini bildiğinden bu doğaçlama yanılsamayı yeniden yaratmak için bu keşfi tam tersi şekilde tasarladık. Edgar, o gün erken saatlerde bahçesine 52 oyun kağıdı gömdüğümüzü ve kartların yerlerini ezberlediğimizi gösteren görüntüleri izlerken bir yandan da inanamadığını gösterircesine şiddetle kafasını sallıyordu. Ama Blake ve ben gerçekten de kartları gömmek için eve girmiştik, sonrasında toplantıya geç geldik ve ona evi bulamadığımızı söyledik. Ayrıca, son bir numara yapmayı da teklif etmedik; bize sorulmasını bekledik. Bu konuda isteksizmiş gibi davrandık. Ona araba yolunu hatırlatarak aslında bizi arka bahçesine yönlendirmesini sağlamaya çalışıyorduk. Anlayacağınız hikayenin her aşaması önceden yazılmıştı. Ancak, Edgar’a seçtiği kartın bulunduğu yeri nasıl seçtirdiğimizi açıklamadık – kullandığımız teknik ticari bir sırdı ve eğer bu sırrı ona da söylemiş olsaydık sihirbazlık lisansımız elimizden alınırdı.” Herkesten bir adım önde olmanız gerekir. “Edgar, sihirbazların nasıl düşündüğü hakkında fikir sahibi olmak istiyordu ancak onun için asıl ders bu numarayı hazırlanmak için harcadığımız zaman olmuştu. Yüklememiz zorlu, amaç odaklı ve son derece gizliydi. Ve bağlı olduğu hikayenin de pekiştirdiği unutulmaz bir etki yarattı. Sihrin temel kuralı seyirciden en az bir adım önde olmaktır. Tüm bu yüklemeler aslında tam da bunu sağlamak içindir- bu zorlu süreç için büyük bir gizlilikle, her şeye hatta olası tüm aksilikleri de göz önünde bulunduracak şekilde hazırlanırsınız. Tüm bu gizli ön yüklemelerin sonucunda avantaj kesinlikle sizdedir, ama bu gerçeği sizden başka hiç kimse bilmez. Ve seyircileriniz büyük numaralarınızı hayata geçirdiğiniz o anlarda bunları nasıl yapabildiğinizi asla çözemez, yalnızca insanüstü bir varlık olduğunuzu düşünürler. Harika bir şey yapmaya hazırlanmak her daim kolay olmaz, ancak düşündüğünüzden kat be kat önemli olduğu kesindir. İş dünyasının zeki liderleri de tıpkı sihirbazlar gibi “hazırlanma” sürecinin perde arkasında yatan bu bilimsel gerçeğin farkındadırlar. Proaktiflik süreci-piyasanın gelecekteki taleplerini sezerek bu potansiyel taleplere rakiplerden önce cevap verebilme yeteneği- süreç sonunda elde etmek istediğiniz etkiyi ön görmenizle başlar. Hedefiniz tam olarak nedir? Kaçırılmayacak bir iş anlaşması imzalamak mı istiyorsunuz yoksa kariyerinizi başlatacak büyülü bir dokunuşa mı ihtiyacınız var? Hedefiniz sizin için ne kadar önemliyse söz konusu hedefe yönelik hazırlıklarınız da o denli önemli olmalıdır. Yani tüm dikkatinizi bu işe vermeniz şarttır. Ben kritik önem taşıyan bazı gösterilerimde hazırlığımı öyle uç noktalara taşırım ki diğer sihirbazları adeta serseme çeviririm -nasıl olup da onlardan bile fazla hazırlanabildiğime akıl sır erdiremez çaresizce bu işin sırrını çözmeye uğraşırlar. Kariyeriniz ve kişisel yaşamınıza yönelik birincil hedeflerinizi göz önünde bulundurun ve kendinize bu hedeflere ulaşmak için en iyi nasıl hazırlanabileceğinizi sorun. Oyununuzun lideri olmak için tam olarak neye ihtiyacınız var? Hangi beceriler sizin için en büyük avantajı sağlayacak? Hedef kitlenizin beklentileri ile zaferiniz arasındaki boşluğu kolaylıkla atlamanıza yardımcı olmak için repertuvarınıza başka neler ekleyebilirsiniz?” Hedef kitle üzerine yapacağınız derin bir araştırma başarı için elzemdir. Belki de hedef kitlenizin ihtiyaçlarını karşılamak için tamamıyla yeni bir yol seçmeyi hedefleyebilirsiniz. Gelin sihirbazlık sektöründen bir süreliğine kopup farklı bir sektöre ilişkin yaşanmış, gerçek bir olaydan bahsedelim. Meksikalı çimento şirketi Cemex’in CEO’su Lorenzo Zambrano şirket karını arttırmak istemişti. Hazır betonun raf ömrü çok kısa bir ürün olması onun müşteri kullanmadan hemen önce teslim edilmesini gerektiriyordu. Olur da şartlar mevcut siparişleri değiştirmeyi gerektirirse müşterilere cezai yaptırım uygulanıyor, çünkü ürünler boşa harcanmış oluyordu. Zambrano tüm seçenekleri araştırdı ve teslimat yöntemlerini geliştirmekle rekabet açısından önemli bir avantaj sağlayabileceğine karar verdi. Ekibi ile beraber büyük bir gizlilikle FedEx, pizza dağıtım şirketleri ve ambulans hizmetleri gibi diğer sektörlere ait teslimat yöntemleri üzerinde çalıştılar. Bu çalışmalar sonunda söz konusu şirketlerin sonraları kendisinin de kullanmaya başlayacağı dijital sistemler kullandıklarını gördüler. Bu sayede büyük hizmet alanlarındaki yönlendirmeyi optimize etmek için Cemex kamyonlarının gerçek zamanlı olarak yönlendirilebilmesini sağlamış oldular. Böylelikle bir müşteri son dakikada siparişi ertelediğinde söz konusu ürün teslimat anında acil sipariş vermiş olan bir başkasına anında yönlendirilebiliyordu. Yaptığı bu değişiklikler nedeniyle, Cemex dünyanın en büyük hazır beton şirketlerinden biri haline geldi. Zambrano’nun başarısının önünü açan bu hazırlık yorucu olsa da sonuçları bir hayli şaşırtıcıydı. Zambrano araştırmalarını sır olarak saklayarak halen daha eski yöntemleri kullanan şirketlerin getireceği bu yeni uygulamayla ortaya çıkaracağı tehdidi fark etmelerini önlemiş oldu-ta ki uygulamayı hayata geçirip her birinin topuğuna sıkana kadar. Anlayacağınız bir işletmenin geleceği için hedef kitle araştırması yapmak elzemdir. Zambrano, sektörünün lideri olmadan önce müşterisinin alışkanlıklarını, problemlerini ve ihtiyaçlarını tam olarak anlamak zorundaydı. Ancak onun tek hedef kitlesi müşterileri değildi; aynı zamanda rakiplerini de geride bırakmak istiyordu. Bundandır ki uygulamalarını ve varsayımlarını gözler önüne serecek zekaya sahip olmasına rağmen onları karanlıkta tutmayı yani sessizliği tercih etmişti. Sihirbazlar da hedef kitlesini yani izleyicilerini yakından takip ederler. Bu durumun bir nedeni de sürpriz unsurunu korumaktır. Hiçbir izleyici hiçbir zaman aynı numarayı ikinci kez görmemelidir; çünkü bu yanılsamalarınızı da izleyiciye yaşatmak isteyeceğiniz o “Vay be!” sürecini de tehlikeye sokabilir. Sihirbazlar numaralarını daha önce kimlerin gördüğünü hatırlamalı ve aynı izleyici grubu ile karşılaşırsa onlara yeni bir şeyler sunmalıdır. David Kwong her şovdan sonra tarih, mekan, orada bulunanlar ve hangi numaraların yapıldığına dair bir liste hazırladığını söylüyor. “Hatırlayabildiğim her ismi girmeye çalışıyorum. Buradaki amaç bir yandan gösteriniz için tehlike arz eden durumlara karşı korunurken diğer yandan da sizin için önem arz eden ilişkileri daha da geliştirmenize yardımcı olması adına hafıza gücünüzden yararlanmaktır.” Mutlaka okuyun Müşteri Sadakati ve Memnuniyeti Nasıl Sağlanır? Hedef kitlenizin onayını almak adına elinizin altındaki her meşru aracı kullanmaktan çekinmeyin. Peki, ya izleyici kitlenizle ilk kez tanışıyorsanız ya da iş hayatına yeni atılacak taze bir girişimciyseniz? O zaman ne yapacaksınız? “Sihir dünyasında hiçbir şey, “rastgele” seçtiğim gönüllülere ilişkin, bir yabancı olarak bilmemin asla mümkün olamayacağı bazı kişisel bilgilerden bahsettiğim anlarda yaşanan o şaşkınlığın yerini alamaz. Bugünün sihirbazları Facebook, Google, Tinder, Twitter, Instagram, YouTube, LinkedIn, Pinterest vb. uygulamalar kullanıyor. Gizlilikle ilgili tüm endişelere rağmen çoğu insan bu platformlarda farkında olduklarından veya hatırladıklarından çok daha fazla veri paylaşıyorlar. Hedef kitlenizin onayını almak istiyorsanız, elinizin altındaki her meşru aracı kullanmalısınız.” Potansiyel işvereniniz ya da çalışanınız, müşterileriniz, iş arkadaşlarınız veya mülakat görüşmeciniz hakkında araştırma yapın. Tanışma randevunuza söz konusu bu yabancı hakkında olabildiğince bilgi yüklemesi yaparak hazırlanın. Her geçen gün daha fazla işletme büyük verinin gücünü anlıyor. Bugünlerde yükleme yani hazırlık sürecine ilişkin kurumsal yaklaşım, mevcut her bir teknolojiyi bireysel müşteri davranışları hakkında mümkün olduğunca gerçek zamanlı bilgi edinmek için kullanmak ve ardından müşterinin yaşadığı deneyimi artırmak adına elde edilen bu verilerden yararlanmak üzerine kurulmuştur. Örneğin, dünyaca ünlü eğlence parkına sahip Disney’in MyMagic + sistemi, Walt Disney World Resort misafirlerinin My Disney Experience adlı bir uygulama ile seyahatler planlamalarını sağlar. Bu, Disney’in hedef kitlesine/müşterilerine ilişkin bilgi edinmesine yardımcı olur. Aileler tesise vardıklarında kendilerine uzun sıralarda beklemelerini önleyecek veya hatıra fotoğrafları gibi ekstralara kolayca erişmelerini sağlayacak bir MagicBand bileziği verilir. Bilezikler aynı zamanda kullanıcıların konumuna ilişkin bilgiler de sunar, böylece Disney müşterilerinin telefonlarına göndereceği mesajlarla nereleri dolaşabilecekleri veya soğuk bir içeceği nereden bulacaklarına ilişkin yönlendirmeler yapar. Disney bu sayede ziyaretçilerinin ihtiyaçlarını ve alışkanlıklarını daha iyi anlar ve deneyimlerinden alacakları zevki artırabilir; bu yöntem müşterilerin marka sadakatlerini sağlamlaştırma konusunda da onlara yardımcı olur. MyMagic + ile elde edilen bu toplu veriler aynı zamanda Disney’in tesis geliştirme konusunda da yararlanabileceği bilgileri içerir. Aslına bakarsanız Disney MyMagic + üzerinden gelen misafirler aracılığıyla çok daha fazla para kazanır, ama yanılsama şudur ki tüm ödülleri kazanan misafirlermiş gibi görünür. Sihir ya da iş dünyasında gizlice yüklediğiniz verileri dağıtırken makul davranmanız son derece önemlidir. Hedef kitlenizin bildiğinizi düşündüğü şeyler ile gerçek bildikleriniz arasındaki boşluğa dikkat edin ve içgörünüzü onları şaşırtmak adına kullanın, ancak bunu yaparken üstünlük avantajınızı tehlikeye atabilecek hiçbir şeyi açığa vurmamaya dikkat edin. Sahneniz ister bir mutfak isterseniz bir sınıf veya toplantı odası olsun fark etmez, hazırlığın her adımı önemlidir. Sihirbazlar iki saniyede olup bitiveren bir numara için yüzlerce saat harcıyorlar, çünkü bizlerin yani izleyicilerinin buna değeceğini düşünüyorlar. Siz girişimciler de en iyi çabanıza değecek bir hedef belirledikten sonra hazırlıklarınızı başka hiç kimsenin hayal edemeyeceği bir radikallik ve gizlilik içinde tamamlayın. Sıranız geldiğinde üzerinize düşeni layıkıyla yapın. Unutmayın, hazırlığa ilişkin onca çaba başarınızı zahmetsiz hale getirecek ve herkes sizin bir dahi olduğunuzu düşünecektir. Bonus
Youtube kanalımızda gerçekleştirdiğimiz, sonrasında web sitemizin ŞantiyeTV sayfalarında ve Şantiyenin basılı versiyonunda yayınladığımız “10 SORUDA...” isimli canlı yayın serimizin 20 Temmuz 2022 günkü konusu “Yapı Malzemeleri Sektöründe Pazarlama”; uzman konuğumuz ise Baumit Satış ve Pazarlama Direktörü Erdil Dinçer’di... Bu röportajı, Şantiyenin Temmuz - Ağustos 2022 394. sayısının E-DERGİ versiyonundan da okuyabilirsiniz...1 Geçmişteki pazarlama anlayışıyla bugünkü arasında ne gibi farklar var?.. Geçmişteki alışkanlıklardan sektörde kalan uygulamalar var mı? Gözlemleriniz neler?Aslında “Pazarlama” uçsuz bucaksız kavram. Dolayısıyla ben biraz alanı daraltıp, yanıtları “yapı sektöründe pazarlama” başlığı altında vermeye gayret beri yapı malzemeleri sektöründeyim. Geçtiğimiz 16-17 yıl, değişimin hızlı yaşandığı, her şeyin hızla dönüştüğü bir dönemdi. Dolayısıyla o günle bugün arasında tabii ki oldukça fark var. İlk fark, “Pazarlamayı kim için, ne için yapıyorsunuz” sorusuna verilen cevap. Kesinlikle müşteri için ve müşteriye kendinizi doğru anlatmak için yapılır. Peki müşteri kim? Müşteri dün kimdi, bugün kim?.. Veya yarın kim olacak?.. Kuşaklardan bahsediyoruz ve artık kuşakların karakteristik özellikleri birbirlerinden çok çok farklı. Ben Y kuşağının başında doğdum. İş hayatına “baby boomer” denilen kuşak hakimdi, fakat bugünlerde Z kuşağı artık iş hayatının içinde aktif olmaya başladı. İş hayatının içinde olmasının yanında bir de aktif olarak tüketici aslında. Dolayısıyla müşteri karakteristiği, yapısı, davranışları çok değişti ve hala değişiyor. Bugünkü çocukların ilk oyuncaklarından biri, bizlerin otuzlu-kırklı-ellili yaşlarda tanıştığı tablet oluyor. Amerika’da bir araştırma yapılmış; çocuklara doğduktan belli bir süre sonra oyuncak olarak tablet vermişler. Basılı hiçbir yayın ile ilişkileri olmamış. Bir süre sonra çocuklara basılı bir dergi verildiğinde, çok büyük bir kısmı, dokunmatik tabletlerde yapıldığı gibi parmaklarıyla fotoğrafı büyütmeye çalışmış. Fotoğrafın büyümediğini görünce de büyük bir kısmı parmağına bakmış, parmağım mı bozuldu diye. Uç bir örnek olabilir ama müşterinin değiştiğini gösteren örneklerden biri... Müşteri değişirken tabii iletişim kanalları değişiyor, iletişimin tarzı değişiyor, söylenen, verilen mesajlar değişiyor. Ve bunlar bırakın yılları, ay bazında bile farklılık gösterebiliyor. Yine biraz uç bir örnek vereceğim... Yapı malzemeleri sektöründe çalışmaya başladığım yıllarda pazarlama faaliyeti olarak yapılan şey, ustalara tulum, tişört dağıtmak, müteahhitleri bir otelde toplayıp seminer vermek, onlarla yemek yemekti. Satışları artırmanın yollarından biri olarak görülen bu yaklaşım belki çalışıyordu fakat bugün artık verimli bir şey olmadığını düşünüyoruz. Ama ısrarla tek tük de olsa yapılmaya devam ediliyor. Anadolu’ya gidildiğinde böyle bir beklenti hala var ama yine tekrar ediyorum, bugün müşterinin kim olduğu bilinmek zorunda. Usta da değişiyor, müteahhit de değişiyor, bayi de değişiyor. Bugün ustalarımız, bayilerimiz ve müteahhitlerin önemli bir bölümü 20’li-30’lu yaşlarda olmaya başladı ve bu oran gün geçtikçe artıyor. Bu paydaşlarımıza biz hala tulum-tişört yaptırıp, bir otelde toplayıp yemek mi ısmarlayacağız? Bu mu onların beklentisi? Böyle mi iletişim kuracağız? Tabii ki sektörde çok şey değişti; ama bunlar gibi değişmeyen, hâlâ uygulanmaya çalışılan aksiyonlar da yok değil. Tabii burada bir iş yaparken, bir yere ulaşılmaya çalışılırken çok çeşitli alternatiflerin olduğu bir gerçek. Doğru tek değildir, sadece gözlemimi paylaşıyorum. Hakikaten bugün hâlâ bunlar mı olmalı?..2 Pazarlamanın amacı nedir sizce?Bu konuda kitabi bilgiden ziyade “Bence” ne olduğunu cevaplamak isterim... Bence önemli olan öncelikle “şirketin amacı nedir?” sorusunun cevabıdır. Bu soruya verilen cevap genelde “para kazanmak” olur. Bense bu yanıtı vermeyenlerdenim. Para kazanmak bir amaç değil, bir sonuçtur; yaptığınız faaliyetlerin Baumit’in ana iş alanlarının başında mantolama geliyor. Bir şirketin ana iş kolunda amacı, kesinlikle içinde bulunduğu topluma fayda ve katma değer yaratmaktır. Şirketimiz için de bu amaç, ısı yalıtımı konusunda ve ürettiğimiz ürünler, sistemler, hizmetler noktasında topluma faydalı olmaktır. Pazarlama da burada devreye giriyor; bu amacı ve kendini doğru bir şekilde topluma anlatmak. Pazarlama, birçok araçla kendini doğru ifade etmek, söz konusu amacı düzgün anlatmakla başlıyor. Pazarlamanın çok önemli bir tarafı da değer yaratmak aslında. Şirketin bütün fonksiyonları ve birimleri aslında şirketin etini kemiğini oluşturuyor. Pazarlama da o ete kemiğe ruhu üfleyen bir unsur olarak görülebilir. Ruhu belirleyen, ruhu oluşturmaya çalışan... Yapılan faaliyetlerle karşı tarafta o ruh ve algıyı ya oluşturuyorsunuz ya da oluşturamıyorsunuz. Pazarlamanın ana işi bu. Tabii bu değer yaratılarak yapılacak. Diğer taraftan pazarlama dünyasında bu değer yaratma kavramı da biraz karışıyor. Değer yaratmak; marka değeri yaratmak veya marka algısını güçlendirmek gibi niteleniyor ama değil. Pazarlamada yaptığınız faaliyetlerin sonucunda şirkete ekstra ciro, kâr, pazar payı geliyor mu, şirketin marka değeri artıyor mu? Bunlar şirketin içe dönük sonuçlarını oluşturan, işin değer yaratma tarafı. Pazarlama da bence hem topluma hem de şirkete değer yaratma konusunda şirketin içindeki birinci dereceden sorumlu fonksiyon. 3 Sizin Baumit pazarlama yaklaşımınızda “İnsan odaklı pazarlama”dan çok bahsediyorsunuz... Nedir bu yaklaşım?“İnsan odaklı”yı aslında biraz genişletmek gerekir. “İnsan odaklı” yerine “Yaşam odaklı” desek daha doğru olur. Çünkü insan yerkürede yalnız başına malzemeleri sektöründe faaliyet gösteriyoruz. Bu malzemeleri yapılar oluşturmak için üretiyoruz. Peki yapılar neden var? Tabii ki yaşam için, hayat için. Bina tek başına bir şey ifade etmiyor. O bina onu tasarlayanla, imalatını yapanla, onun içinde yaşayanla bir anlam, bir can kazanıyor. Bütüncül düşünmek lazım. Orada bir nüans var. Biz yapı malzemelerini aslında hayatımızı çevreleyen duvarları örmek için üretiyoruz. Araştırmalar, insanların hayatının yüzde 90’ını kapalı ortamlarda geçirdiğini gösteriyor. Çok büyük bir oran. Pandemi de bizim bununla ciddi bir şekilde yüzleşmemize aracı oldu. Baumit olarak bir meselemiz var; “Hayatımızın yüzde 90’ını kapalı ortamlarda geçiriyorsak, hayatımızı çevreleyen bu yapıları oluşturan yapı malzemelerinin acaba insan sağlığıyla, hayatla, yaşamla nasıl bir ilişkisi var. Ve acaba insan sağlığı ile en uyumlu yapı malzemelerini nasıl üretiriz?” sorunusun cevabı bizim birinci derdimiz. Tüm iş yapış şekillerimizde, ürün, sistem ve hizmetlerimizde bu problemin çözümünü önceliklendiriyoruz. Bu boş bir vaat değil. Çünkü bu vizyonu ortaya koyduktan sonra somut adımlar da attık. Avusturya’daki genel merkezimizde Avrupa’nın en büyük karşılaştırmalı yapı malzemeleri Ar-Ge parkı Viva Park inşa edildi. Viva Park’ta hepsi aynı mimari plana sahip 14 model ev var. Model evlerin hepsi farklı yapı malzemesi kombinasyonlarıyla inşa edildi. Amacımız insan sağlığı ve çevre ile en uyumlu yapı malzemelerini bulmak. 7/24 tüm veriler kayıt altına alınıyor. Sonuçları, kendi inovasyon merkezimizin dışında Viyana Tıp Fakültesi ve Avusturya Bina Biyolojisi ve Ekolojisi Enstitüsü ile de canlı olarak paylaşıyoruz. Geliştirdiğimiz ürünlerin “İnsan sağlığı veya yaşamla ilişkisi ne” sorusunun cevabını bulmak için yeni model evler ekliyoruz. İşin merkezine yaşamı koyuyoruz. Bunu anlatmaya, iletişimini kurmaya da “Yaşam odaklı pazarlama” diyoruz. 4 Pazarlama faaliyetleri içinde kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin yeri nedir? Mesela sizin “Geleceğimizi Mantoluyoruz” projeniz ülkemizde yapı malzemeleri sektöründe yapılmış en kapsamlı kurumsal sosyal sorumluluk projesiydi muhtemelen. Biraz bundan bahsedebilir misiniz?İnsanların markalardan beklentileri son yıllarda oldukça değişti ve arttı. Birçok markanın güvenilirliği bürokratlardan, siyasetçilerden çok daha yüksek ve birçoğunun güvenilirliği sivil toplum kuruluşlarıyla yarışır amacının faaliyet gösterdiği iş kolunda topluma faydalı olmak olduğuna inanıyoruz. Bu kapsamda değerlendirdiğimizde ısı yalıtım sektörü olarak yıllarca mantolamayı anlatırken hep tüketiciye fayda üzerinden bir iletişim faaliyeti yürüttük. Dedik ki, “Evinin mantolamasını yap, faturaların düşsün, paran cebinde kalsın”. Fakat hep bir regülasyonun sonucu olarak yapmak zorunda kalınan bir şey gibi algılandı. 2020’nin başındaysa firma olarak mantolama iletişimimizdeki söylemi tamamen değiştirdik. Çünkü mantolamanın gerekçelerinden biri, küresel ısınma ve iklim değişikliğine karşı mücadeleye fazla enerji harcıyoruz, kalabalığız, çok fazla üretiyoruz, çok fazla tüketiyoruz. Harcadığımız enerjinin atığı olarak atmosfere sera etkisi yapacak gazlar salıyoruz. Ve Dünya’yı daha fazla ısıtıyoruz. Mantolama bunun için var, bunu azaltmak için var. Türkiye’de en çok enerji binalarda tüketiliyor. Binalardaki tüketimin de yüzde 80’i ısıtma-soğutma amaçlı. Dünyadaki bütün yapılara doğru bir ısı yalıtımı yapılmış olsa, bugün küresel ısınma olduğu yerde kalırdı. Gezegenimizin yarını için müthiş bir şey. Yani, ana konunun merkezinde bir iş alanımız var. Topluma faydalı olmak adına bunları anlatmamız ve işi 360 derece sahiplenmemiz gerekiyor. Yaptığımız her şeyi ticari faaliyet olarak yürütmüyoruz. Bir sorumluluğumuz var. Ve bunu en kolay aslında çocuklara, ilköğretim öğrencilerine anlatabiliriz. “Geleceğimizi Mantoluyoruz” kampanyası bu fikirlerle doğdu. İçinde hiçbir ticari kaygı yok. Amaç, çocuklara küresel ısınma, enerji verimliliği ve ısı yalıtımını anlatmak. Tabi bunu yaparken bir farkındalık yaratma tarafı vardı, bir de iyilik hareketi tarafı vardı. Bayilerimizle de güçlerimizi birleştirdik ve 2021 sonu itibariyle tam 20 bin çocuğumuza mont ulaştırdık. Tabi 20 bin çocuğumuza sadece montlar ulaşmıyor; o paketlerin içinde bir defter, bir kitapçık var; öğretmenlere gönderdiğimiz açıklamalar var. İlköğretim çağındaki çocuklara konuyu anlatmaya, bugünden bir farkındalık yaratmaya çalıştık. Bir şeyler akıllarında kalırsa yarın en azından onların yaşadığı ortamlar, yapılar daha bilinçli gelişebilir. Projeyi ileriki günlerde daha çok çocuğa ulaşma amacıyla biraz daha derinleştirmeyi, güncelleştirmeyi “Kim ki bu Baumit?” iletişim kampanyanız da çok ses getirdi... Amacı neydi? Neler yaptınız? Neden böyle esprili bir söylem seçtiniz?Yaptırdığımız araştırmalar sonucunda, Türkiye pazarına nispeten geç girdiğimizden markamızın bilinirliği konusunda biraz daha etkin olmamız gerektiğine kanaat getirdik. Evet, “Kim ki bu Baumit” esprili bir söylem. Özgüveni yüksek bir firmayız. Bu yüzden pazarda da “Kim ki bu Baumit?” gibi esprili bir soruyla farkındalık yaratmaya çalıştık. Görsel, yazılı ve dijital mecralarda yoğun faaliyetler yaptık. Baumit eşittir “Avrupa’nın Mantolama Devi” kavramını, başta sektöre, sonra da son tüketici tarafına hızlı bir şekilde yerleştirmek için attığımız adımlardan Son yıllarda “sürdürülebilirlik” kavramını çok duyuyoruz. Yapı malzemeleri sektörü açısından sizce bu konu nasıl ele alınmalı? Siz neler yapıyorsunuz?Sürdürülebilirlikle ilgili yapılan birçok çalışma olmasına rağmen yine de sektörün hala yolun başında olduğunu söylemekte fayda iki temel konusu bulunuyor. Birincisi, daha az enerji harcayıp daha az atıkla işleri sürdürmek. Diğeri de kaynakları daha doğru kullanmak. Bu bağlamda yapı malzemeleri üreticileri için bazı şeyler öne çıkıyor. Mesela bu kapsamda modern üretim tesisleri ve üretim teknolojileri çok çok önemli. Çünkü 20-30 yıl öncenin teknolojileri çok verimsiz çözümler. Modern üretim tesisleri ise daha az enerji ve daha az atıkla çalışan, hatta kendi atığını dönüştürüp farklı noktalarda kullanan tesisler. Diğer konu, materyallerin geri dönüşümü. Bunu da zamanla daha çok duyuyor olacağız. Örneğin kentsel dönüşümde binalar yıkılıyor ve beton, demir gibi büyük miktarda atıklar çıkıyor. Bu malzemelerin geri dönüştürülmesi, yeniden kullanılabilir hale getirilmesi, gene sürdürülebilirlikle ilgili konu başlıklarından biri. Sürdürülebilirliğin bir tarafı, hatta tam merkezi de küresel ısınmayı engelleyen ve karbon salımını azaltan ısı yalıtım sistemleri aslında. Dolayısıyla yapı malzemeleri tarafında ısı yalıtım sistemlerinin öneminin çok daha fazla artacağını verimliliği sağlayacak inovatif ürünler sürdürülebilirlik başlığı altında yapı malzemeleri sektörünün önümüzdeki süreçteki ajanda maddelerinden biri. Yani inovatif reçeteler de önem kazanıyor. Mesela Baumit olarak IonitColor isimli benzeri ve rakibi olmayan bir iç cephe boyası geliştirdik. Doğal mineral yapısı sayesinde ortamda bulunan su buharı molekülleri boya ile temas ettiğinde doğal hava iyonları ortaya çıkıyor. Doğal hava iyonları, ortamdaki tüm zararlı maddeleri, alerjen, toz ve aerosolleri kendine çekiyor ve yere çökelterek solunuma alanımızın dışına çıkarıyor. IonitColor’ın kullanıldığı ortamlarda havaya iyon veren, havayı temizleyen bir cihaza ihtiyaç duyulmuyor. Dolayısıyla bir enerji verimliliği ilgili sektörümüzdeki bir başka konu da ambalaj atıklarının azaltılması. Baumit olarak bu konuda da öncü olduğumuzu söyleyebilirim. Geçtiğimiz yıl Avrupa’da yeni bir hazır kuru beton harcı ürettik. Biliyorsunuz bizim harçlarımız kraft torbalar içinde satışa sunulur ve kullanıcı bu torbayı çöpe atar. Bu özel harcın torbası ise atılmıyor, harcın içine karıştırılıyor. Yani o torbanın da harca bağlayıcı olarak bir katkısı var. Torba da aslında ürünün bir parçası. Bence yapı malzemeleri sektöründe çok fazla gündeme gelecek konulardan biri olacak ambalajların yeniden değerlendirilmesi veya ürün içinde bir şekilde taraftan daha fazla ürün depolamak için büyük alanlar inşa ediliyor... Peki acaba daha işlevsel, yani birden fazla fonksiyonu olan ürünler geliştirip, ürün sayısı azaltılıp depo alanları azaltılabilir mi? Yani 3 iş için 3 ayrı üründen elinizde stok tutacağınıza o 3 işi de yapan bir ürün ile stok alanları azaltılabilir mi? Bu kapsamda zaten uzun süredir çeşitli ürünler geliştiriyoruz. Mesela mantolama sistemlerinde hem sıva hem yapıştırıcı olarak kullanılabilen ürünlerimiz var. Yani depoda yapıştırıcının ayrı, sıvanın ayrı birer stok kalemi olmasındansa tek bir ürünle depo hacminizi küçültebiliyoruz. Bu da sürdürülebilirlik açısından önemli bir ve sektörümüzün ajandasında yer alması gereken konulardan yapıları için geleceğin yapı malzemelerinin geliştirilmesi çok önemli. Peki yarın nasıl yapılarda yaşayacağız, yarının yapıları nasıl olacak?.. Yaptığımız araştırmalar enteresan bir şekilde, geçmişteki tahminlerin ötesinde geleceğin yapılarının bilim kurgu filmlerindeki gibi olmayacağını gösteriyor. İnsanlık artık, özellikle pandemiden sonra doğala doğru bir eğilim gösteriyor. Mesela biz Türkiye pazarında 3 yıldır yoğun olarak kireç esaslı sıva satıyoruz. Kireç, en kadim yapı malzemesi. Bugün Göbeklitepe’den Çin Seddi’ne kadar yapı harçlarının içinde kireç var. Avrupa da yeniden keşfetti. Çünkü daha doğal ve sağlıklı. Kireç esaslı sıva bugünün teknolojisiyle yeniden yorumlanıyor, eskiden elle yapılan sıva bugün makineyle yapılabiliyor. Bugünün inşaat metotlarına göre ürünler yeniden uyumlanıyor. Bu da bence sürdürülebilirlik ajandası içinde sektörün önemli başlıklarından biri tabii üreticilerin enerji ve çevre yönetimi ile ilgili sertifikasyonlara sahip olması gerekiyor. Bu konuda da ülkemizde bayağı bir yol alındı. Bir diğer konu da daha az emisyon için “daha yakın alana dağıtım”. Tüketici, insanlar ve toplum değişiyor. Artık firmalardan sadece malzeme üretip sunulması beklenmiyor; sürdürülebilirlik ajandası olan firmalar önemseniyor. 7 Sektörümüzde yarının pazarlama trendleri sizce neler olacak?Bu tabii çok geniş kapsamlı bir soru... Birkaç noktaya değineyim sadece... Yine yapı malzemeleri sektörü açısından yanıtlayacak olursam, üretim aşaması daha doğal, insan sağlığı ile daha uyumlu yapı malzemelerinin yaygınlaşacağını tahmin ediyorum. Geçmişte biraz ürün odaklıydı konu, fakat artık daha fazla hizmet odaklı olmaya başladı. Bizim sektörümüz için de önemli konulardan biri lojistik ve teslimat olacak. Pandemide market alışverişini oturduğumuz yerden telefonla yapmaya alıştık. Modern insanın zaman problemi var. Boşzamanını da daha çok sevdiği şeylere ayırmaya gayret ediyor. Örneğin evin boyanma aşamasında daha dijital imkanlardan yararlanılacak. Dolayısıyla hizmet ve lojistikte ciddi bir dönüşüm ürünler hızlı tüketim ürünü ya da dayanıklı tüketim mamulü değil. Söz konusu ürünlerle yapılar inşa ediliyor. Dolayısıyla uygulamacının elinden çıktığı haliyle değer buluyor. Yani son kullanıcı kullanmadan önce arada üreticiden sonra bir de uygulayan var. Doğru ürün ve doğru uygulama o işe değer katıyor. Bu böyleyken biz de yapı malzemesi üreticileri olarak, “ben sattım, bitti” diyemeyiz. Değer yaratmak için o ürünün doğru uygulanmasından da daha fazla sorumlu olacağız. Doğru uygulanması için de doğru anlatıma ihtiyaç var. Dolayısıyla bizim gibi firmalarda son zamanlarda bu eğilimi gözlemliyoruz. Özellikle satış ekiplerinde daha teknik okullardan mezun, inşaat mühendisi, mimar, makine mühendisi, malzeme mühendisi gibi formasyonları almış personelin artmaya başladığını gözlemliyoruz. Bu trend bence daha da yükselecek. Çünkü tüketici ürününüze ikna olduktan sonra hizmet talebini doğru karşılayabilmeniz için aradaki bu unsurları da tamamlamanız gerekiyor. Bu konuda söyleyeceğim çok şey var ama bu şekilde özetlemiş olalım. 8 Yapı malzemeleri sektöründe pazarlama bölümünde çalışmak isteyen gençlere neler tavsiye edersiniz?Aslında konu, az önce bıraktığımız yerle de üst üste geldi. Biz hem satış hem de pazarlama departmanı için yaptığımız personel görüşmelerimizde yönümüzü az önce bahsettiğim gibi teknik formasyonlu adaylara doğru çevirdik. Aslında mühendis ve mimarların çalışabileceği alanlar çok çok fazla. Bugün genelde inşaat mühendisliği öğrencileri okulda yalnızca şantiyeci olabilir, mimarlık öğrencileri de yalnızca proje ofisinde proje çizebilir gibi kodlanıyor. Dolayısıyla bu okullardan mezun olanlardan bilinçli olarak yapı malzemesi sektörüne yönelen aday sayısı çok az. Bu alanı da deneyimlemek için gelenler çoğunlukta. Ben özellikle mimarlık, inşaat mühendisliği, makine mühendisliği, malzeme mühendisliği, endüstri mühendisliği bölümlerinde okuyan genç arkadaşlarıma yapı malzemesi sektöründe satış ve pazarlama alanında çalışmalarını tavsiye ediyorum. Karakterlerini buna uygun görüyorlarsa, sosyal bir kişilikleri varsa bu alana teknik ürünler, yani son kullanıcının paketini açıp kullanmaya başladığı ürünler üretmiyoruz. Ustanın, uygulamacının elinde değer kazanan ürünler satıyoruz. Dolayısıyla başka sektörden gelenler için pazarlaması kolay yapılacak bir sektörde değiliz. Bu sektörde özellikle pazarlamada kariyer yapmak isteyen arkadaşlara önce sektörde satışı deneyimlemelerini, sokağı, müşteriyi anlamalarını, ondan sonra pazarlama kariyerlerine başlamalarını tavsiye “Life Challenge” adını verdiğiniz ve Avrupa genelinde bina cephelerini yarıştırdığınız enteresan bir yarışmanız var. Biraz bunu anlatır mısınız?Baumit Life Challenge iki yılda bir düzenlenen ve Avrupa’daki Baumit sistemleri ile uygulanmış en iyi cephelerin seçildiği bir yarışma. Birçok ülkedeki Baumit şirketlerinin pazarlama bölümlerinin birlikte yürüttüğü bir kendini her ne kadar mantolamacı olarak tarif etse de aslında cepheciyiz. Sıvalı yüzeyler tarafında da Avrupa pazarında en geniş ürün, sistem ve hizmet çözümü olan firmaların başında geliyoruz. Böyle olunca bizim için hep vurguladığımız “ürünü üretip bırakmak değil, o ürünü değerli hale getirmek, o ürünü kullanarak yaşam alanlarını daha değerli hale getirmek” önem kazanıyor. Bu da doğal olarak tasarımcıda, mimarda başlıyor. Tasarımcıyla birlikte çalışmanız gerekiyor. Life Challenge da Avrupa genelinde Baumit’le tasarlanmış ve üretilmiş cephelerin yer aldığı, yarıştığı bir organizasyon. Bu yıl final Nisan ayında İspanya’nın Valensiya kentinde gerçekleşti. Toplam 400’ün üzerinde binanın cephesi 6 kategoride oylandı. Türkiye de dahil olmak üzere kendi tasarladıkları ve Baumit’le hayata geçmiş cephelere ödül almak için yaklaşık 400 mimari ofis yarıştı. Dış cephe sektöründe bir firmanın üstlendiği bu büyüklükte bir yarışma yok. Her yıl da büyüyerek devam ediyor. Bu yıl organizasyona Türkiye’den 14 seçkin proje ile katıldık. Yani yarışmada 14 mimari ofis Türkiye adına temsil edildi. Organizasyonda vurgulanan, Baumit’in tasarımcının ve sıvalı cephelerde sektörün önde gelen çözüm ortağı olduğu. 10 Bir satış ve pazarlama yöneticisi olarak bugünlerde neyin zorluğunu yaşıyor ve neye ihtiyaç duyuyorsunuz?Ülkemizdeki yüksek enflasyon gibi olumsuz ekonomik göstergelerin tüm sektörlerdeki satış ve pazarlama çalışanlarını en zorlayan unsur olduğunu tahmin ediyorum. Yapı malzemeleri sektöründeyse bence en önemli problem haksız rekabet. Bu, zorlandığımız ve bazen motivasyonumuzu bozan unsurlardan olarak personel yetiştirmeye, gençleri sektöre kazandırmaya özen gösteriyoruz. İşe alınlarımızda yeni mezun ya da kariyerinin başında olan arkadaşlarımızı aramıza katmaya gayret ediyoruz ki yeni arkadaşların da yetişmelerine, sektöre katkı vermelerine imkan sağlayalım. Böyle bir yaklaşımın da sektörün gelişimine fayda sağlayacağına inanıyorum. Bu röportajı, Şantiyenin Temmuz - Ağustos 2022 394. sayısının E-DERGİ versiyonundan da okuyabilirsiniz...7 Ağustos 2022 Şantiyeİnşaat sektörünün buluşma noktası Şantiye, “Güven”i temsil eden “Basılı bir Yayın” olma özelliğinin yanı sıra yenilenen web sitesi, Turkcell Dergilik ve Türk Telekom E-Dergi gibi mobil uygulamalardaki varlığı, 42 bin E-Bülten abonesi ve 72 bin sosyal medya takipçisi-bağlantısıyla inşaat sektörünün en önemli iletişim platformlarından biri olmaya dijital ortamlarda da devam ediyor... 1988'den bu yana olduğu gibi...Şantiye ayrıca yapı sektörüne "Şantiye'nin Yıldızı Ödülü", "Yılın Yeşil Yapı Malzemesi / Teknolojisi Ödülü" ve "Şantiyeden Kareler Fotoğraf Yarışması" gibi farklı organizasyonlarla da katkı sunuyor. Şantiye, başta ABONELERİ olmak üzere 2020-2021-2022 yılları içinde ilan veren firmalar ABS Yapı, Akyapı, Arfen, Alkur, Ak-İzo, Altensis, Arbiogaz, Aremas, Assan Panel, Asteknik, Baumit, Betek, Betonblock, Borusan CAT, Bosch Termoteknik, Bostik, BTM, Buderus, Bureau Veritas, Çuhadaroğlu, Efectis ERA, Ekomaxi, Elkon, Emülzer, Eryap, Fixa, Fullboard, Garanti Leasing, GF Hakan Plastik, Gökçe Brülör, Grundfos, Hilti, İNKA, İntek, İpragaz, İzocam, İzoser, Kalekim, Knauf, Knauf Insulation, Köster, Kuzu Grup, LG, Masdaf, MBI Braas, Messe München / Agora Tur., Mekon, Mitsubishi Chemical, NETCAD, ODE, Ökotek, Özler Kalıp, Özpor, Panasonic, PERI, Pimakina, Polyfin, Prometeon, Ravago, Serge Ferrari, Soudal, Şişecam, Temsa, TMS, Rehau, Sika, Tekno Yapı, Türk Ytong, Vaillant, Vekon, Wermut, Wilo ve Xylem’in değerli katkılarıyla hazırlanmaktadır. Abone Olmak içinBir yıllık abonelik bedelimiz olan 240 TL Yılda 6 Sayı, KDV Dahil'yi TR70 0001 0008 5291 9602 1550 01 IBAN no’lu hesabımıza Ekosistem Medya yatırıp, dekontu ve açık adresinizi santiye adresine e-posta veya 0532 516 03 29 no’lu telefona WhatsApp / SMS aracılığıyla ulaştırabilirsiniz.
26 yıllık iş hayatımın 15 yılı, değişik alanlardaki girişimcilik maceraları ile dolu. Son 8 yılımı dolduran ve yoğun mesai harcadığımız konu ise özellikle Samsun’da girişimcilere hizmet edecek yeni bir ekosistemin kurulması için geçti. Cinovasyon Derneği de bunun son meyvesi Vakfının kurucusu rahmetli Hayrettin Karaca;“Olanın olmayana, bilenin bilmeyene borcu var bu dünyada.”diyerek hayatının ve vakfının amacını net bir şekilde ifade etmişti. Biz de;“Yola çıkanlara ve çıkacak olanlara, yol göstermeye söz verdik.”diyerek 2019 yılı mayıs ayında derneğimizi kurduk. Neye söz verdiğimizi tüzüğümüzden, neler yaptığımızı haberler sayfasından ile başladığımız bu köşede ise Girişimcilik, Yenileşim inovasyon ve ARGE konusunda yazacak ve karşılıklı sohbet edeceğiz. Sohbet edeceğiz diyorum çünkü daha çok sizleri konuşacağız. Bu köşeye taşınmasını istediğiniz bir maceranız varsa çekinmeyin, gönderin. Köşe çok toplantıda, seminerde, konferansta “Başarı Hikâyeleri” anlatılır. İnsanlar başından geçen olayları anlatmakta pek de başarılı olamadığından, deneyimleri katılımcılara geçmez. Üstelik dinleyenler, başarılardan daha çok başarısızlıkları duyarak deneyim kazanmak ister. Oysaki çok az insan, başarısızlıklarını anlatma cesaretini gösterebilir. İşte burada hikâye anlatıcısı devreye giriyor ve ne yazık ki günümüzde çok az sayıda hikâye anlatıcısı nedenle burada çoğu zaman “Hikâye Anlatıcılığı” yapacağız. Hikâye anlatıcılığı aslına bakarsanız eski bir meslek. Bizim kültürümüzdeki Meddah’a benzetenler oldukça fazla. Ancak hikâye anlatıcısının farkı, tek amacının insanları eğlendirmek anlatıcılığı, olayları ve perde arkasında kalmış detayları, kendisinin ve başkalarının deneyimlerini, incelikli dili ve kurgusuyla insanlara yararlı olacak benzersiz bir tarzda aktarılması. İlk hikâyemiz, koronalı bugünlerde tekrardan hayatımıza giren ve sıkça kullandığımız kolonya üreticisi sektör lideri bir şirketin, batma noktasına geldikten sonra yaptığı yenilikle, tekrardan nasıl toparlandığı sektörünün öncü şirketlerindendi. Çok çeşitli olmasa da rakiplerine nazaran birçok çeşit ürün üretip pazara sürüyorlardı. Fakat ana ürünleri kolonya idi. Son zamanlarda satışları azaldığı için stok devir hızları düşmüştü. Depolar ağzına kadar, herkesin çok beğendiği, en kaliteli ve hoş kokulu kolonyalar ile dolup taşmaktaydı. Bir çare bulamazlarsa üretimi durdurmak zorunda kalacaklardı ki bu sonun başlangıcı araştırmalar sonunda, bir arkadaşlarının da tavsiyesi üzerine, ne yapacağını pek de anlamadıkları bir adamı fabrikalarına davet ettiler. Adam üretim hatlarını gezmiş, detaylı bilgiler almıştı. Hattın sonundaki dolum ve ambalaj bölümünde oldukça uzun kaldıktan sonra döndü ve dedi ki;– Sorununuzu çözebilirim. İki şartım var. Söylediklerimi harfiyen yerine getireceksiniz ve satıştan %5 komisyon kim olduğunu ve ne iş yaptığını bilmediği bu adamın sözleri karşısında duraksadı. Ailesinin ve kendisinin yıllarını vererek kurduğu ve dev bir organizasyon haline getirdiği şirketinde birkaç saatlik bilgilendirme sonrasında ahkâm kesen bu adamın amacı neydi? Onun görüp de kendisinin göremediği neydi? Hem adamı denemek hem de merakını gidermek için başını sallayarak teklifi kabul etti. Adam çözüm önerisini söyledi– Yeni bir şişe kapağı tasarlayacağım ve bütün stoklarınız şey değildi bu. Zaman zaman başvurdukları bir yoldu aslında. Özellikle yeni koku çıkardıkları zaman şişe değiştirirlerdi. Ama şişe kapağı tasarlamak da neydi? Ne işe yarayacaktı? Sonuçta kapak, tamamlandıktan ve yeni kapakları ile ürünler piyasaya sürüldükten kısa bir süre sonra, stoklar hızla erimeye başlamıştı. Fabrika tekrardan 3 vardiya çalışmaya başlamıştı. Evet, yeni kapak tasarımı işe her bayram, çocuklar gelen misafire kolonya ikram ederken duyduğum Anadolu’ya ait bir söz var “Yetim malı değil yavrum, korkma dök.“ derler. Eskiden kolonya şişelerinin ağzında bulunan tıpalar delik değildi. Sevkiyat sırasında dökülmesin, içerisindeki uçucu maddeler uçmasın diye o şekilde üretilirlerdi. Bizler o tıpaları evimizde ya iğne ile ya da çivi ile delerdik. İğne ile delindiğinde doğal olarak az akardı. Aynı kolonya şişesi ile birkaç bayram idare o Adam bir endüstriyel tasarımcıydı ve şişe kapağını delikli olarak tasarlamıştı. Deliğin genişliği standardından biraz daha genişti ve kolonya bolca dökülüyordu. Bugün hala o ürün piyasada ve bizler tüketmeye devam ya da ambalajında yapılan küçücük bir yenileşim inovasyon, bulunduğumuz sektörlerde varlığımızı devam ettirmemizi sağlayacaktır. Özellikle geleneksel sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerimizin, iş yapma şekillerinde iş modeli, ürün ve iş süreçlerinde yapabilecekleri birçok yenileşim alanı vardır. Bu alana biraz yoğunlaşmaları ve inovasyon stratejilerini belirlemeleri başlangıç için yeterli Derneği Başkanı Cavit ÇAKAR
bir iş ürün ve hizmet için harcadığımız para