🎿 Rüyamda Eşim Beni Aldattığını Itiraf Etti

5TC3w. Merhaba Güzin Abla, ben 22 yaşındayım. Dört senelik de evliyim. 2 yaşında bir de kızım var. Evliliğim ilk zamanlar çok güzeldi, çok mutluydum. Bir süre sonra eşimin beni aldattığını hissettim ve bir sene boyunca gelgitler yaşadım kendi içimde. Ortada hiçbir şey yoktu ama ben aldatıldığımdan o kadar emindim ki, iş düşünceden çıktı, artık rüyalarıma girmeye başladı. En sonunda da öğrendim gerçekten aldatıldığımı... Hem de gerçek ağızdan, yani eşimin beni aldattığı kadından. Aradı beni ve ”Sende nasıl bir mide var ki aldatıldığını bile bile halen o adamla evli kalabiliyorsun” dedi. O an ne düşüneceğimi bilemedim. Sonunda eşimi de o kadını da bir araya getirip, karşılaştırdım. Zaten planım hazırdı, uyguladım. Eşim kadını yanımda görünce kadına saldırdı, onu komalık etti. Ben de eşime saldırıp boğazını kestim. Tabi öldürecek kadar değil... Aradan birkaç ay geçti, eşimden ayrılmadım, hâlâ birlikteyiz ama olanları unutamıyorum. Eşim beni çok sevdiğini, o kadınla dört aylık bir ilişki yaşadığını ve hatasını anlayınca ayrıldığını, söylüyor. O kadın, “birlikteliğimizi eşine söylerim” diye tehdit ediyormuş. Ben ne o kadına ne de eşime inanıyorum. Şu an eşim ilk yıllardaki gibi sevgi dolu, fakat bu defa ben iyi değilim. Yaşananları içimden atamıyorum. Ben babasız büyüdüm kızım da aynı şeyleri yaşasın istemiyorum. Vereceğim kararın doğruluğunu bilmeme rağmen, çevremdekilerin, özellikle de sizin teyit etmenize çok ihtiyacım Zeliş Güzel kızım, her zaman söylediğim gibi, eğer ihanete uğramışsanız, eşinizden ayrılmayı düşünmüyorsanız, olayın üstünü örtüp hiçbir şey olmamış gibi davranmalısınız. Hele ki eşiniz pişmanlık içindeyse, onunla aynı yuvayı paylaşıp, hayatı hem ona, hem de kendinize ve de tabii ailenizde bir masum yavrucak varsa ona da zehir etmeye hakkınız yok. Affedemiyorsanız, boşanmalısınız. Hem beraber kalıp, hem de hayatınızı karartmak yerine bunu düşünmelisiniz... Bana sorarsanız, boşanıp o saygısız kadının ekmeğine yağ sürmek yerine, ailenizi yeniden toparlamayı deneyin. Hem de yaşadığınız onca olaydan sonra...Erkek gibi davranıyor, kızları kandırıyorumSelam Güzin Abla, ben 15 yaşında bir kızım fakat erkek gibi dolaşıyor ve davranıyorum. Bu yaz daha da abarttım. Saçımı kısalttım, giyinişimi değiştirdim. Hatta erkek kimliğiyle Facebook hesabı açtım. Facebook’ta kızları kandırıyorum. Onlarla sanalda yazışıyor, sevgili oluyorum. Aslında erkeklere ilgi duyuyorum. İleride kendimi kadın olarak hayal ediyorum. Fakat bu erkeklik oyunum bitmeyecek, diye İsimsizPek çok genç insan senin yaşlarında böyle dengesiz dürtülerle karşılaşabilir. Özellikle kızlarda bu yaşlarda erkekliğe özenmek gibi bir saplantı da görülebilir. Erkek gibi giyinmek, kaba ve argo konuşmak, sert tavırlar takınmak gibi davranışlardır kız olarak çeşitli zaaflarını bu şekilde gizlemeye çalışırlar. Bir süre bu ikilem içinde mücadele verseler de, sonuçta mutlaka gerçek kimliklerine kavuşacaklardır. Sen de mutlaka hayatın konusunda kesin bir karar alacaksın. Kendine hangi kimliğini yakıştırıyorsan, onda karar kılacaksın. Ama kendi kendine çözüme ulaşamıyorsan, bir uzmanın desteğini alabilirsin. Genç kadın yaptığı itirafla herkesi şok etti. Eşinin, kendisini kız kardeşiyle aldattığını itiraf eden talihsiz kadın ağızları açık doğum yaptıktan kısa süre sonra beni babamın evine yolladı. Bir gün beni ziyarete geldiğinde onu kız kardeşimle aynı yatakta birbirimizi severek evlendik. Evlendikten 6 ay sonra hamile kaldım. Doğumum çok zor bu süreçte annem de yanımda değildi. Çünkü evliliğimden bir yıl önce annem babamı aldattı ve ayrıldılar. Ben anneme çok düşkündüm bu yüzden psikolojim çok bozuldu. Ayrıldıktan sonra annem kadın sığınma evine gitti ve kız kardeşimle bizi okuduğum ilçede aç ve yapayalnız bıraktı. Babam da köyde çalışmak zorunda olduğu için yanımızda süre sonra eşimle evlendim. Ancak onun ailesi beni benimseyemedi. Hep yargılayıp arkamdan dedikodumu yaptılar. Kız kardeşim çocuğum olunca bana yardıma geldi, o zaman 19 buçuk ay yanımda kaldı. Sonra babamın yanına gitti. Bu arada kayınpederim, "Bir süre babanın evinde kal, oğlum da işlerde bize yardım etsin" dedi. Eşim hiç karışmadı ve beni babamın köyüne bıraktı. Bu yüzden eşime karşı öfkeliydim. Beni arayıp sormadı meğerse bu sürede kardeşimle yazışıyorlarmış. Oğlumuz beş aylık olmuştu, eşim bizi görmeye geldi. Bana "Kalmak istersen kal" dedi. Ama evimize dönmek istiyordum. Akşam oldu ve eşim hemen uyumak istediğini söyledi. O akşam bazı misafirler gelecekti, "Git babaannemin evinde uyu, orası boş, sessiz" arada babamla ninemin evi aynı avlu içinde. Bana ısrarla "Gelme, misafirlerle ilgilen" dedi. Bir anlam veremedim. Ben misafirlerle sohbet ederken kardeşim de telefonuyla oynuyordu sonra da "Abla ben odun alacağım" diyerek dışarı çıktı. Şüphelendim ve camdan baktım. Kardeşim odun kovasını bıraktı ve yok oldu. Ben de ardından babaannemin evine gittim. Hayatımın en berbat anını o zaman yaşadım... Kocam, kardeşimin çok çaresiz hissettim. Ne diyeceğimi bilemedim. Hayatınızda en sevdiğiniz iki insandan nefret etmek nasıl bir duygu bilemezsiniz. Açıklama yapamadılar. Onları öyle görünce hayatımdaki en büyük hayal kırıklığımı yaşadım. Zaten kendimi hep kusurlu bulur, değersiz hissederdim. Kavga ettik; kardeşimi biraz hırpaladım. Eşime gitmesini söyledim, boşanmak istiyordum, "Seni almadan gitmem" dedi. Evdeki misafirlere ve babama bir şey yansıtmak istemedim. Eşimle evimize dönmek zorunda kaldım. Eşim, çok pişman oldu. Beni kaybetmekten korktu. Şimdi çocuğum için ayrılmıyoruz ama aramızdaki soğukluk devam ediyor. Artık ona olan güvenimi kaybettim. Olay nasıl başladı, kardeşim bizdeyken de ilişkileri var mıydı, merak ediyorum ama gerçeği söyleyeceklerini düşünmüyorum. Güya olay anlık gelişmiş, aralarında önceden bir ilişki yokmuş. Halvetiyiz biz erenler Nişansızlık nişanımız Soyumuz İbrâhim soyu Muhammed pirimiz bizim Ey aşıklar ey garipler Bu diyar hangi diyar Kerbeladir gam yüklüdür Kan gölüdür bu diyar Cemal yolu bulunur Allahı zikretmekle Resulullah bilinir Daim tevhit etmekle Aşık olan söz eylemez Aslına yalan söylemez Söz veripte geri dönmez Muhammede bak ibret al Söyledin özünde ara kendini Özünde gizlidir senin Muhammed Sözünde anlattın bize tevhidi Özünde gizlidir senin Muhammed Açılınca güller dalda Bülbüller ötüyor onda Hasan Hüseyinim gonca Kokulmuyor Muhammedsiz Cemalini seyredince Resulullah kim bilince Ehlibeyit söylenince Yanıyorum cemaline Güzel aşık cevrimizi Çekemezsin demedim mi Bu bir rıza lokmasıdır Yiyemezsin demedim mi Gel aşıklar gel arifler Gel Muhammedi bulalım Ey dost yolunda sadıklar Gel Muhammedi bulalım Previous Next Rüyada Eşim Beni Aldattığını İtiraf Etti Görmek Rüyada eşim beni aldattığını itiraf etti görmek tabiri Rüyada eşim beni aldattığını itiraf etti görmek iş konusunda çok deneyimli bir kişi ile ortaklık kurulacağına, geleceğini de olumsuz yönde etkileyeceğine, sıkıntılardan kurtuluşa erileceğine ve hiç beklenmeyen bir anda çok daha iyi işler gerçekleştirmek için gereken bir şeye sahip olunacağına, bu sayede birçok yeni bağlantı kurulacağına, onlardan yana hayır ve itibar göreceğine, tartışmaların veya sorunların tekrarlanacağına, yaşayacağı tatsız ama önemsiz bir olayla karşı karşıya kalacağına bu durumda daha ziyade kendisiyle uğraşacağına, tabir olur. Ayrıca rüyada eşim beni aldattığını itiraf etti görmek onları arkasından sürükleyebileceği bir meslekle uğraşacağına, işlerinin hep yolunda gideceğine ve verimli olacağına, sevilen bir akrabanın ihanetine uğrayacağına ve akademik alanda büyük çabalar sonucu sahip olunan mevkinin kaybedileceğine, işinde çok ilerleyeceğine, sıkıntıların bitip ferahlığa çıkılacağına, projelerin ve harcanan emeklerin de takdir göreceğine, yorumlanır. yapılan atılımların rahat bir hayatın kapısını açacağına tabir edilir. fakat bu durumların kişiyi hayata küstürmek yerine bileyleyeceğine delalet eder. uzun zamandan beri yapmak istediği bir işe gireceğine alamet eder. büyük başarılar kazanıp kendisini ispat etme şansı bulacağına yorulur. Dini olarak rüyada eşim beni aldattığını itiraf etti görmek tabiri Dini olarak rüyada eşim beni aldattığını itiraf etti görmek evlilik yolunda büyük bir adım atılacağına, dertlerin ve sıkıntıların son bulacağına, çok büyük kazançlara sahip olacağına ve çok rahat edeceğine, endişelerin yerini mutluluğun alacağına, zor bir hayat sürmeye başlayacağına, kendisi gibi ailesinin kalkınmasına da öncelik vereceğine, hatalı yollara gireceğine, ancak bu işin çok başarılı bulunması sayesinde işin uzayacağına, delalet eder. Psikolojik olarak rüyada eşim beni aldattığını itiraf etti görmek yorumu Psikolojik olarak rüyada eşim beni aldattığını itiraf etti görmek helal rızka, maddi açıdan büyük zorluklar yaşanacağına, hanesinin ve işyerinin bereketinin ve bolluğunun kaçacağına, her geçen gün daha da kötü olaylar yaşayacağına, uzun soluklu bir çalışmanın yarıda kesileceğine ya da askıya alınmak zorunda kalınacağına, dürüst ve namuslu bir insan olduğu halde üzerine atılan bu yalan yüzünden insanların güvenini büyük oranda kaybedeceğine, her koşulda kişi için mutluluk verici olayların yaşanacağına, KONULARDA RÜYA TABİRLERİ ESERLERİMİZ  SON EKLENENLER GÜNÜN AYETİ Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.BAKARA- 153 ÖZLÜ SÖZLER Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir. Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun? Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır. Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. Hz. Ali Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur. Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir. En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır. Alem-i Berzah insanın kendisidir. Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır. Mutaşabih ayetler ledünidir. Ölüm ve cehennem korkusu Hak'ka dost olmayanlar içindir. Şartlanmalardan ve önyargılardan arınmadan kimse masum olamaz. Uzlaşmak için bahane arayan düşman zıtlaşmak için bahane arayan dosttan daha iyidir. Baki hakikatler fani merkezli inşa edilemez. Her zorluğun çözümü sevgidir. Allah var gayrı yok sevgi var dert yok. Allah de ötesini bırak. Sorunları erteleyen ve örten değil çözüm üretip sorunları çözen olmalıyız. Kişinin irfanı kemalatı nispetinde şeytanı da nefsinin şiddetinde olur. Kötü huylardan kurtulmanın en keskin yolu ilahi aşka yanmaktır. Mücevherden sarraf olan anlar, başkası bilemez. Ne fark eder kör için elmas da bir, cam da bir. Eğer sana bakan kör ise sakın sen kendini cam sanma.Mevlana Kendini oldum ve doğru zannedenler kendileri gibi düşünmeyenlerden rahatsız olurlar. Eflatun'a dediler ki "Ne kadar çok çalışıyorsun". O da dedi ki "hayır ben sevdiğim işi yapıyorum" Allah kuluna sevdirdiği her işi kuluna kolaylaştırır. Kurtuluş hidayete tabi olanlar içindir. Selam olsun hidayete tabi olanlara. Tevhid-i Ef-al meratibi ihvanın kendi gerçeğine seyir haritasıdır. Kişi ilk önce kendisinin arifi olacak ki Rabbinin arifi olabilsin. İnanmak başka şey, teslim ve tabii olmak başka şeydir. Kalıcı dostluklar edinin. İhvan gibi yaşa, gerisine karışma. Mutlu insan başkalarının mutluluğu için yaşayandır. İslam dini istişare esaslıdır. Allah için affet, Allah için paylaş. İhvanlığını işine göre değil, işini ihvanlığına göre ayarlayacaksın. Kul, iradesini Allah’a teslim edendir. Hakk'ı hatırladığımız unuttuğumuzdan fazla olsun. "Olacağım" diyene engel yok, "olmayacağım" diyene bahane çok. Ben merkezli değil, biz merkezli olun. Dervişçe yaşamak, tevhitçe yaşamaktır. Yaptığınızı azimle yapın, hırs ile yapmayın. Kullukta devamlılık esastır. Önce emin insan olmalıyız. Derviş, halinden belli olmalıdır. Beşeriyet kemalâtın hammaddesidir. Mükemmeliyet istikamette daim olmaktır. İnsanın cismi arza, ruhaniyeti semaya mensuptur. Yaradılış farziyetimiz hakkı bilmektir. Hakk'ı tanımanın ön şartı Resulûllah’ı tanımaktır. İnsanın sırrında Allah’ın sonsuzluğu vardır. Kulluğa bahane yok değer üreteceksiniz. Şikayet, Mevla’ya hürmetsizliktir. Kulluk adına yapmadıklarımıza hiçbir bahane geçerli olmayacak. Bu âleme kavga için gelmedik. Telkin öncelikle bizim nefsimize olmalıdır. İnsan, Allah’ın sırrı Allah da insanın sırrıdır. Varlığımızın sebebi zuhuru, Cenab-ı Resulûllah’tır. Kullukta teslimiyet “Rağmen” olmalıdır. Kazası olmayan tek şey hayatımızdır. Sevgi dışındaki bütün hallerde zorluk vardır. Nefsinde mevsimi hazan olanın, gönül mevsimi bahar, Ahireti bayram olur. Hayat yaşamak, yaşamaksa sevmektir. En güzel keramet istikamet üzere olmaktır. Kişinin Rabbini tanıması için kendini tanıması lazım. Hakk’ı ancak Mirat-ı Muhammet’ten görebiliriz. İnsanı Hakk’ta sonsuzlaştıran ve yaşatan, sevgidir. Sevgi bütün yaratılanların varoluş mayasıdır. Sevgisiz olan her mekân ve mahâl mundardır. Sevgi Allah için yanmak ve olmaktır. Allah’ın ve Resulullah’ın sevgisi ile yanmayan gönül hamdır, ahlâttır. Hakikat ehlinin sermayesi aşk-ı sübhandır. Talepte kararlılık, kararlılıkta da sabır esastır. Sabır, sadrın genişliği kadardır. Sadır genişliği ise; kabulümüz, sevgimiz kadardır. Kamil insan demek;Bütün duygularda,düşüncede ruhta olgunlaşmış insan demektir., Dervişân, Mürşidinin eşiğinde sadık olduğu sürece, farkında olsa da olmasa da tekamül halindedir. Kim ki Allah’ı ciddiye almaz ise; Allah o kimseyi ciddiye almaz. Hakkı görmeyen gözler amadır. Gayret olmadan kişinin ulaşacağı hiçbir âliyet olamaz. Kendi gerçeğimize yol bulmak için arz üzerinde var olan bütün mevcudiyetten istifade edeceğiz. Bu fırsat âleminin bir tekrarı daha yoktur. Hiçbir oluşum kendi halinde, kendi başına müstakil değildir. İhvan isek bir iddianın sahibiyiz demektir. İhvanın kemâlâtı, olgunluğu, karşılaşmış olduğu olumsuz tecellilere verdiği tepkilerle ölçülür. Kişi muhatabı ve müdahili olmadığı hiçbir meselenin şahidi olamaz. Herkes kazanımlarını kayıplarını tespit etsin ki şuurlu bir hayat yaşayabilsin. Birebir uyarılar insanı daha çok uyandırır. Bütün canlılara dostça yakın olmalıyız. Tekâmül için her anı yeniden yaşamak , her anın yeniden talibi olmak zorundayız. Gayret etmeyen kişiden Kâmil insan olmaz. Ehl-i talip bu Kâinatın özelidir, özetidir. Kul, hizmeti kadardır. Kul, sevgisi kadardır, Kul hoş görebildiği kadardır. Kul feragat edebildiği kadardır. Kul paylaşabildiği kadardır. Ehl-i ihvan’ın sevgisi Rabbi’nin sevgisi, meşguliyeti Rabbi’nin meşguliyeti olmalıdır. Her an Rabbi ile meşgul olanın, muhatabı Rabbi olur. Güzel bakmalı, güzel konuşmalı, güzel dinlemeliyiz. Hayırları geciktirdiğimiz zaman şerre dönüşür. Şerleri geciktirdiğimiz zaman hayra dönüşür. İhvanın irşad olmasının ön şartı teslimiyattır. İlmen yâkinlik; bilmek ve kabul etmektir. İhvan telkin edileni yaşadıktan sonra Hakkel yâkina ulaşır. Kul, Rabbini ne kadar ciddiye alırsa, Rabbi’de onu o kadar ciddiye alır. Rahman’ın sevgilisi olmak gönlü cenab-ı Resulullah’a yönetmek ve tabi olmakla orantılıdır. İhvan, kendi özünde kâmil duruşa ulaşırsa, onda bir değil de nice esmanın açılımı, nice sıfatın inkişaf ve izhariyeti yaşanacaktır. Dünkü gibi konuşan, dünkü gibi anlayan, dünkü gibi yaşayanın anı ve akibeti hüsrandır. Ehli gönül olan, ,Resulullah’a ve Ehli Beyt’egönül veren Ehl-i İhvan’ın seyr-i sülüğü nefis merkezli akıl ile değil gönül merkezli akıl iledir. İhvan, hayırda ve şerde damlayı derya mesafesinde görecek kadar Rabbini önemseyen olmalıdır. Hakka vuslat, ancak aşk- sübhân ile olur. Aşığın, sevgisinin sancısıyla uykularının kaçması lazım ki, orada aşktan söz edilebilsin. Hayatla zıtlaşan değil hayatla uzlaşan olmalıyız. Eğer kişi yarışacaksa hayırda yarışsın selâmda, yarışsın, paylaşmada hoş görüde affetmede yarışsın. Kişi tercihinin neticesini yaşar. İnsan, sevebildiği kadar, değer üretebildiği kadar insandır. İhvan, arif olmalı ve gönlünü bütün olumsuzluklardan arındırmalıdır. Herkes yaptıklarının neticesini yaşayacak. Biz kulluğumuzu her gün yeniden yenilemeliyiz. Üstünlük ancak takva ile sevgi iledir. Allah hiçbir zaman abes ile iştigal etmez. Her işte bizim için hikmet ve hayır vardır. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. Herkesin şeytanı, Cebrail’i, Mikail’i, İsrafil’i ve Azrail’i kendisiyle beraberdir. Ehl-i ihvan demek arif olan, Hakk'a eren demektir. Sevginin tezahürü ibadettir. Eğer inanıyor, iman ediyor, seviyorsanız, yap denileni yapacak ve aksatmayacaksınız. Sevenin ne gecesi ne gündüzü ne yorgunluğu ne bahanesi ne de mazereti olur. Karşılaştığımız zorlukların tamamı tekâmül için ikrarımızı ispat içindir. Bu âlem teşbih, tespit, tenzih, takdis ve şahadet âlemidir. İnsanın Hak katında kadri, kıymeti sevgisi kadardır. İnsan, yaşadığı zorluklar aşabildiği engeller kadar insandır. Hiç zorluk, acı çekmeden, uğraş ve çaba sarf etmeden kimsenin başarıya ulaştığı görülmemiştir. Hepimiz Allah’ın Resulûllah’ın ve Ehlibeyt’in aşkından muhabbetinden istifade edip Hakk’ta bakileşebilecek yetilere sahibiz. İnsan, asliyeti kendisine unutturulmuş varlıktır. Müsemmâ ehli olan için, isimler değişşe de asliyet değişmez. Hiçbir güzelliği kendimize mal etmeden, bütün güzellikleri Rabbimizden bilmeliyiz. Herkesin imtihanı iddiası kadar olur. Yani iddiası büyük olanın, imtihanı da büyük olur. Kâinat, insan için, insana hizmet için halk edilmiştir. Hayatın tamamı, kulluğun ve dostluğun talimidir. Kişi bilgisinde değil yaşantısında kâmil insan olur. Bizim yaşadıklarımız; tercihlerimizin, taleplerimizin ve dualarımızın neticesidir. Mezheplerin farklı olması, dünya iklimlerinin, ırkların ve kültürlerin farklı olmasındandır. İrfan mekteplerinin temelde aynı, detaylarda farklı farklı olması insanların, meşreplerinin farklı farklı olmasındandır. Kimi takva ile kimi zikrullah ile, kimi hizmet ile, kimi de ibadet ile Hak rızasına ulaşmak ve kâmil insan olmak arzusundadır. Din adına zıtlaşmalar, taraflaşmalar ve tefrikalar çıkarmak Rahman’ın ve Kuran’ın reddettiği duruşlardır. Elin eksiğiyle uğraşan, kendi eksiğini hiçbir zaman göremez. Biz bu âleme eksik tespit zabıtalığına gönderilmedik. Âşık; mâşûkunu hususiyetle geceleyin, en çok yalnızlık halindeyken düşünür. Geceleri ve seher vakti çok özeldir. Dostluğun ilk şartı sevmektir. Fakat çıkarsız beklentisiz sevmektir. Dost olmak, dostun her türlü yüküne katlanmaktır. Bizim için yaşamak bir gündür, o da bugündür. Kulluk adına yapmamız gereken ne varsa sabırla ve ihlâsla yapmalıyız. Hak katında gıdalanmanın birinci esası, âdab-ı Muhammediye ve hakıkati Mahmudiye ile kıyam durmaktır. Biz eyvallah tacını, sensin’ tacını başımızdan, hiçlik hırkasını da eğnimizden hiçbir zaman çıkartmayacağız. Bir damlanın hiçliğe ulaşması, onun deryaya düşmesiyle olur. Bize ulaşan her tecellinin, Mevlâ'dan olduğunun bilincinde olalım ve rıza gösterelim. Sakın tecellilerden kahreden, kederlenen olmayalım. Tecellilerden şikayetçi olmak, kulun Rabbine olan saygısızlığıdır. İhvan, hangi tecelli içinde olursa olsun, mutlaka güzel düşünmeli ve güzel değerlendirmelidir. Edep ve âdap dışında nefes almayalım. Biz, Cenâb-ı Resûlullah’ın vitrini olmalıyız. Bütün nimetler ve âliyetler, gayret ve hizmet iledir. Biz hangi hali yaşıyorsak bizim için hayırdır ve hikmetlidir. Hikmete tabi olanlar hikmet ehli olurlar. "Senin için Ya Rabbi" zevkiyle hayatı yaşayalım. Huzur, ancak tevhid ile aşk ile sevgi ile Allah’a ve Resûlun’e yönelmek iledir. Güzel ahlâk ve sevgi insanlığın omurgasıdır. Her gününü son gün, her namazını son namaz, her muhabbetini son muhabbet gibi kabul eden kişinin yaşantısı Ehl-i ihvanca olur. Büyük laf etmemeye sahibi olalım. Ehl-i Beyt olmak, hem nesebi hem de mezhebidir. Ehl-i Beyt, Kur’an’ın ete kemiğe bürünmüş halidir. Yaptığımız her şey kulluğumuzu ispat edercesine olmalıdır. Halkı memnun etmek için Hakk'ı incitmeyelim. Kemalat, hissedilen ilk nefesten son nefese kadar sadece Allah ve Resûl’u için say ve gayret etmektir. Tevhid-i Ef-al hakikatin zübdesi, tevhidin nüvesidir. Kullukta edebi olmayanın Hak’ta izzet bulması mümkün olamaz. Hikmetleri seyretmenin tek şartı, tecellilere karşı sabırlı olmaktır. Kişi yaşamış olduğu imtihanları aşabildiği kadar tekâmül etmiş olur. Aslında bize zor gelen tecelliler, bizim için ikramdır. Kulluğun esasında yap denileni yapıp sonucuna da razı olmak vardır. Bütün kâinat, kişinin kendi hakikatine misaldir. Öncelediğimiz Allah ve Resûl’u olmalı. Ertelediğimiz ise nefsimizin arzu ve istekleri olmalıdır.. Dervişi tekâmül ettirecek olan iştiyakı, kendine olan telkini, ve gayretindeki kararlılığıdır. Her günü yaşamak, her günü diğer günden farklı bir alana taşımak için biz bugünün talebesiyiz. Hatasını kabul edip hatasından dönen kul hayırlı kuldur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İhvan ne dünle ne de yarınla zaman kaybedecek sadece anını ve gününü değerlendirecek. İhvanlık, halde örnek olmaktır. Aile yaşantımızla, tecellilere olan tepkilerimizle, kişilerle olan ünsiyetimizle, her halimizle hele hele de ibadete olan düşkünlüğümüzle fark edilmeliyiz. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, Hak katında şerefli olamaz. İbadet etmenin hoşnutluğunu yaşarken bu hoşnutluğu, ibadet etmeyenlere karşı bir üstünlük saymadan fail Allah'tır zevkiyle yaşamalıyız. Kıyas, şeytani sıfatlardandır. Karşımızda gördüğümüz eksikliği önce kendimizde tetkik etmeliyiz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrine mürşitsiz yol bulamaz. Baki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak Hak’ta ölüp Hak’ta dirilmektir. Hayata ders veren değil de hayattan ders alan talip olmalıyız. Anlayan ve öğrenen olmalıyız. Anladığını genişleten, hayatına uyarlayan olmalıyız. Tasavvuf önce şeriat-ı Muhammediye ile hakikat-ı Mahmûdiye ile hikmetler talim edilir. Bir meselenin görevlisi olmak ayrı şeydir, gönüllüsü olmak ayrı şeydir. Ehl-i ihvanla konuşularak halledilmeyecek hiçbir mesele olmamalıdır. Hak dostları bir araya geldikleri zaman bakışmaları bile muhabbettir. İhvanlığın dört ana esası vardır; ihlas, şecaat, cesaret ve cömertliktir. Hayatın tamamında, her adımda, her bir nefeste; bir tuzak, bir imtihan vardır. Gönül, Rahman ile coşarsa; kişi karşılaştığı her türlü tecelliye sabır ve tefekkür ile mukavemet gösterir. İhvan, ne Dünya ne de ahiret beklentisi olmaksızın kulluğunu fi-sebilillah yaşamalıdır. Kur’ân'ı öğrenmeye, okumaya, okutmaya, anlamaya ve yaşamaya çalışalım. İslam, yap denileni yapmak; yapma denilenden uzak durmaktır. Kulluğunu yarına erteleyenin Allah sevgisi yeterli değildir. Tekâmül etmek için sürekli gayret halinde olmalıyız. İnsana olan sevgisizlik Allah’a olan sevgisizliktir. Allah’a vuslat ancak Aşk-ı sübhan ile olur. Hak’ta bâki olabilmek için kayıtsız şartsız teslim olmalıyız. Dilimizde zikrullah ile gönlümüzde her daim muhabbetullah ile inşa olmaya çalışmalıyız. Şeriatın ihlâl olduğu yerde hakikat olmaz. Her türlü tecelliden istifade edecek kadar arif,hiçbir zorluktan yılmayacak kadar da dirayetli olalım. Arif olan baktığı her zerreden, karşılaştığı her tecelliden kendisine istikamet arar. Ehl-i ihvan hatasında ve günahında ısrar etmeyen ve tövbesinde aceleci davranandır. Âşık maşukundan gelen cefalardan haz duymazsa gerçek aşık olamaz. Kendisindeki gayrilikten arınan insan için dışarıda ve içeride gayri olan hiçbir şey kalmaz. Kişinin samimiyeti, sadakati ve sevgisi ona istikamet verir. Bizden istenilen öncelikle safiyet, samimiyet ve sadakattir. Ehl-i ihvan öyle bir kristalize olacak, safiyet kazanacak, kendi benliğinden öyle bir sıyrılıp latifleşecek, şeffaflaşacak, kendine ait bir renk zan düşünce ve duygu kalmayacak ki Allah’ın boyasıyla boyansın yani Resûlullah’ın haliyle hallenmiş olsun. Gayret, kulluğun esasıdır. Biz bildiklerimizle amel edelim. Bilmediklerimiz, bize bildirilecektir. Her Ehl-i ihvan bulunduğu cemiyette fark edilmelidir. Bizim sabrımıza, bize kötülük yapanların şahitlik etmesi lazım. Asli maksadımız, nefsimizi ve Rabbimizi tanımaktır. Gayret etmeyen kişiden kâmil insan olmaz. İhvan, kendi hakikatine seyri sülük ederken hem dünyasını hem de ukbâsını saadete erdirmiş olur. Muhabbetimiz Resûlullah’ın ve Ehl-i Beyt’in muhabbeti, davamız Hak davası olsun. Eğer insan Rahman’ın aynası olacaksa yansıtıcılığının çok net,arı ve duru olması lazımdır. Eğer bir olumsuzlukla, zorlukla karşılaşıyorsak, bu bizim olumsuzluluğumuzdandır. Arz ve semada her ne olursa insan ile ilişkilidir. Sözümüzün ilk müşterisi kendi kulağımız olmalıdır. İslâm şahitlik ile başlar, şuhut ile yaşanır. Ve yine şahitlik ile kemal bulur. Hangi başarı vardır ki uğraşsız gayretsiz ve gönülsüz zuhura gelsin. Aşığın ölümü Hakk’ta vuslat, sonsuzluğa uyanmak ve sonsuzluğu yaşamak olur. Artık etrafımızla ve kendimizle olan kavgamızı bitirip, sevgiyle nefes almanın gayretinde olmalıyız. Kişinin kararlılığı tecellilere gösterdiği mukavemeti kadardır. Aşık hep maşukundan söz etsinler, hep ondan konuşsunlar ister; zaten gayrı şeyler aşığı rahatsız eder. Kişi mutmain olmadıkça kulluğunda, dostluğunda hep hüsrandadır. Cemal aşıkları için gayri olan her şey haramdır. Zikrin esası namazdır, muhabbetullahdır. İhvan, hayatın tamamında Rahman’ın iradesi altında yaşamaya dikkat ve özen göstermelidir. Her şeye rağmen seveceğiz Her şeye rağmen hizmette gayretli olacağız Kulluk, içinde Rabbi'nden başkasını bulundurmayan, gayrilerden boşalmış hiçlik makamıdır. Hayatın ve kulluğun emanetçisi olduğumuzu, bu emaneti taşımamız ve ehline teslim etmemiz gerektiğini hatırdan çıkartmamalıyız. Hayatı hep Hakkça yaşamanın gayretinde olmalıyız. Hayat, bizi kullukta belirli bir kıvama taşımak içindir. Kendine gafil olan, Allah’a arif olamaz. Her varlık Hakk'tandır ve Hak ile kaimdir. Bütün masivalardan arınmak, “ölmezden önce ölmek” Hak’ta ebed olmak; olağanüstü bir azim ve gayret ister. Kişinin kararlılığı, cesareti, azmi ve sevgisi bir arada tekmil olursa; kişinin önünde aşamayacağı engel ve mâni olmaz. Talibin âli ve en yüce değerlere ulaşabilmesi, Allah ve Resûlu’ne olan muhabbeti, sevgisi ile orantılıdır. Hedefimiz ve gayemiz, bugün tevhid noktasında Allah’ı Resulullah’ı ve Ehl-i Beyt’i dünden daha farklı idrak etmek ve yaşamaktır. Tevhid adına bize yapılan teklifatın tamamını yaşamak, bizi kendimize döndürmek ve kendi hakikatimizle tanıştırmak içindir. Tevhid meratiplerindeki yaşam talimlerinin tamamı, bizi kendi ruh derinliğimizdeki iç potansiyelimizden istifade ettirmek adınadır. İhvanın bilip, yapmak isteyip de yapamamasının sebebi kendisinde yetersiz olan kararlılığı, gayreti ve talebidir. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, mükerrem ve münevver olamaz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrinde mürşitsiz yol kat edemez. Kulluk adına yaşanılacak ne kadar âli değerler varsa, bunların tamamı ancak mürşid-i kâmilin nezaretinde ve refakatinde yaşanılabilir. Bâki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak, Hakk’ta ölüp Hakk’ta dirilmektir. Yaşadığımız ne tür olumsuzluk olursa olsun, bizim hedefimize olan iştiyâkımızı arttırmalıdır. Her türlü olumluluk ve olumsuzluktan istifade eden olalım. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. İhvan, kendisini yargılayan, kendisini öz eleştiriye açık tutan ve kendini kemâle taşıyan olmalıdır. İhvan, ancak telkin edilen hikmetli sözleri, hadisleri ve ayetleri yaşantısına uyarlayarak gayretinde istikamet bulabilir. Kim hidayeti dilerse hidayete ulaşacak; kim hidayete ulaşmak istemezse Rahmân da ona hidayet etmeyecek. İnancı olmayanın istikameti olmaz. İnsan-ı asli Allah’ın aynasıdır. Nurun olduğu yerde zulüm, dinin olduğu yerde kin, sevginin olduğu yerde nefret olmaz. Ehl-i ihvan demek arif olan gerçeklere eren demektir. Herkes tercihinden yönelişinden meyil ve rızasından sorumludur. Nimete ulaşmak için mutlaka hizmete talip olmalıyız. İhvan düşünmekle, keşfetmekle ve gayret ile kemâlat bulur. “Rabbim” diyen için zaten zorluk yoktur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İslam, aslen teslim olmak ve selamet bulmaktır. NAMAZ VAKİTLERİ FOX TV'de gösterilen 'Fulya ile Umudun Olsun' programından ayrılmasıyla gündeme mevrut ruh bilimci Esra Ezmeci, içtimai iletişim araçları hesabından icra ettiği paylaşımlarla adından konuşulmaya bitmeme ediyor."OĞLUM BİZİ YAKALADI"Hesabını çalışkan halde kullanan adlı sanlı isim, indinde eş takipçisinin "Kocamın kız kardeşiyle ilişkim var. Oğlum bunu görmüş oldu 'beni engelleme etmezseniz her insana söylerim' diyor ne yapmalıyım?" sorusunu paylaştı."PSİKOLOJİK DESTEK ALMANIZ LAZIM"Görenleri hayrete düşüren soruya cevap sağlayan Ezmeci, "Böyle dinamikler filhakika aşırı yanlış, oğlunuz ne size bunu söyleyebilir? Bence her daim baş başa ruhsal dayanak noktası almanız lazım" ifadelerini kullandı."YETERİNCE BEDEL ÖDEMEMİŞ"Son mevrut mesajda ise indinde takip edeni eşinin kendisini güçsüz kadınlarla, arkası sıra da trans kişilerle aldattığını dile getirerek iane bu soruya cevabı, "Demek ki eşiniz değişik arayışlarda aldığı kadar değer ödememiş" biçiminde EZMECİ KİMDİR?1 Ağustos 1986 İstanbul tevellütlü bulunan Uzman Klinik Psikolog Esra Ezmeci, İstanbul Haliç Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü'nü birincilikle tamamlamıştır. İstanbul Haliç Üniversitesi'nde klinik ruhsal hakkında faziletkâr lisans yaptıktan sonraları adli ulum doktorasına intikal yapmıştır. Şu an halen adli ulum doktora eğitimine bitmeme Çapa Devlet Hastanesi Psikiyatri Bölümü'nde stajını bütünler Esra Ezmeci, levent boylu seneler İstanbul Zeytinburnu Balıklı Rum Hastanesi'nde bilirkişi klinik ruh bilimci adına fariza yapmıştır. Şu an İstanbul Etiler de TERAPİ EVRENİ adlı öz sağaltım merkezinde psikologluk Ezmeci bağımlılık tedavisi, aile/ilişki/evlilik danışmanlığı, erin psikolojisi, ferdî müşavirlik hakkında türlü mevzularda müşavirlik ve otama emek harcamaları yürütmektedir. Kendi geliştirdiği esbak tasfiye terapisi ile ince muvaffakiyet almıştır. Çok sayıda göstergeç kanalında programlar hazırlayıp sunmuş ve türlü mecralarda ruhsal hakkında yazılar yazmıştır. Yazarın şimdi ilkin kaleme almış olduğu "Süt Lekesi", "Düştüğünde Kalkarsan Hayat Güzeldir" ve "Kararı Ben Veririm" isminde kitapları Destek Yayınları'ndan çıkmıştır. ESRA EZMECİ EVLİ Mİ?2005 senesinde Tutku Dalmaz'dan boşanan Esra Ezmeci'nin 1 oğlu var. Ezmeci, 2022 yılı bakımından bekardır. Eşim Karım Beni Aldattı Sayın Editörüm, 'Karım beni aldatıyor delillerim yeterlimi' adlı konu başlığı altında yazmıştım, mutsuz03 nikli arkadaşımız rahatsız olmuş tüm iletilerimi buraya taşırsanız memnun olurum. mutsuz03 tende özür dilerim ,beni affetsin. Saygılarımla.. Hukuki NET Güncel Haber 12-07-2011 223201 Nedir? Cevap Eşimkarım beni aldattı...! Avukatınızla beraber buna karar verin bence. Sizin yaşadığınız manevi açıdan bir zarar olduğu için manevi tazminatı daha yüksek tutmayı tercih ederdim ben olsam. Mesela maddi, manevi tazminat olmak üzere derdim. Tabi bu sizin davanız. Avukatınızla bunu kararlaştırmanız daha iyi olur. Şunu da belirtelim; istediğiniz miktarı alacaksanız diye bir kaide kesinlikle yok. Ya da eşinizin istediği miktarı eşiniz alır diye bir kaide yok. Tazminat miktarına hakim karar verecek. Eşiniz ve sevgilisi tarafından telefonla tehdit ya da evinize gelerek rahatsız etme gibi şeyler yaşarsanız 4320 sayılı Aileyi koruma yasası gereği 6 aya kadar evden uzaklaştırılması kararı çıkartabilirsiniz. Avukatınız gerekeni yapar bu konuda. Cevap Eşimkarım beni aldattı...! Ayrıca eşinizin tedbir nafakası almaması için aşağıdaki linkte yazılı olan yargıtay içtihatini sunmanızı tavsiye ederim. Zina eden eşe tedbir nafakası verilmemesi ile ilgili yargıtay içtihatı. Bu içtihatı avukatınıza gösterin. Verin. Avukatınız gerekeni yapacaktır. Cevap Eşimkarım beni aldattı...! Buradaki tüm hukukçulara ,avukatlara ve benim gibi aldatılan herkese selam ve saygılarımla. Formları çok detaylı okudum,inceledim bir kaç yere yazdım,ama sanırım bana en uygun yer burası. Eşim 1 ay önce bana boşanma davası açtı; maddi ve manevi tazminat ve küçük kızıma da nafaka erkekbabayım.14 ve 23 yaşında iki kızım davası açıldığına dair zarf bana ulaşınca ,eşimin üzerine tapulu ailece oturduğumuz 2003 yılında alındı eve aile konutu şerhi dava konusu olarak hergün onu dövdüğümü ve psikolojik şiddet uyguladığımı ve daha birsürü şeyler öne gün öncede evi hiç tartışmadık,çünkü benden habersiz savcılığa dilekçe verdim;yerini merak ettiğimi ve bulunması ile ilgilitelefon numaralarınıda verdim dinleme yapılabilmesi için.Yine 15 gün önce öğrendim ki eşimin benden gerçekten boşanma nedeni beni başka bir erkekle ay kadar önce kızlarımı birlikte gayri meşru hayat yaşadığı adamlada bu duruma tepki duymuşlar ve adamın ve eşimin kucak kucağa ve birbirine sarılmış halde fofograflarını ben kötü bir şey yaparım diye 1 ay bunu benden olarak elimizde fotografları var. Ayrıca geceleri yatak odasımızda ben evde yokken sevgilisi ile tel ile sex yaptığını kızlarım defalara küçük kızıma sevgilisinin onu nasıl sevdiğini nasıl uyuduklarını,sevgilisinin dünyanın en iyi insanı olduğunu,kızlarımın da onu desteklemelerini istemiş ve buna benzer konuşmaların olduğu itiraf niteliğinde ki konuşmayıda kızım kayda almış buda her konuda benim lehime konuşurlar,onun savlarının hiçbiri doğru değil;ona şiddet uyguladığım asla doğru anda da kızlarımla aynı evde kalıyorum ve eşim eminim o adamla. Ayrıca 3 aylık tel dökümlerini evde unutmuş;zarftan çıkmış kişi ile tel ve mesajlarının tarihleri kadınlar erkekler aldatır diye bilirdim ama,bu durum iğrenç ve tutarsız ve hasta ruhlu,bunu kızlarımda yeni öğrendimki bu aldatma ilk değilmiş 3 kişi daha varmış,ama onlarla ilgili bir delil şimdi deliler bana yeterlimi?Başka neler yapmalıyım?Kızlarım psikolojik yıkıntı içinde,ama ben güçlü olmaya çalışıyorum. Konuyu kısa anlatmaya maddi bir sorunumuz hiç ve onurlu enteresan duygular eşim ,tüm mal varlığımı alacağını , ses kaydında söylüyor. Avukatıma konuyu yinede benim durumumda olanların davaları daha önce Aile Hukuku açısından nasıl sonuçlanmış öğrenmek yeterlimi,dava nasıl sonuçlanabilir? Mahkemede kızlarımla birlikte, ailece görüştüğümüz bir arkadaşım ve kızlarımın arkadaşlarından biride şahit olacaklar. Saygılarımla.... Cevap Eşimkarım beni aldattı Sayın Deniz hanım, Konuyu ilk açtığım şekliyle buraya bana kızmadınız. Eşim bana boşanma davası açtı Ekim ayında nafakasını ne zaman isteyebilir? Saygılarımla. Cevap Eşimkarım beni aldattı Kendi konunuz ile alakalı ayrı forum açmanız gayet doğal. Kızılacak tabiki birşey yok. Tedbir nafakası genelde boşanma davası ile birlikte istenir. Sizin eşiniz istemedi mi? İstememişse dava devam ederken de isteme hakkı mevcut. Cevap Eşimkarım beni aldattı Sayın Deniz Hanım, Eşimin bana açtığı boşanma davasında ; 300 TL tedbir nafakası isteği ve kararın kesinleşmesinin ardından yoksulluk nafakası olarak devamına,ufak kızım için 300 TL iştirak nafakasına ve eşim lehine TL maddi , TL manevi tazminata karar verilmesi talebi var. Ayrıca iki kızımla birlikte psikiyatriste gittik ve sakinleştirici ilaç kullanmaya başladık. Konu jassper tarafından 21-07-2011 Saat 164139 de değiştirilmiştir. Sebep Ekleme yaptım Cevap Eşimkarım beni aldattı...! denizblk rumuzlu üyeden alıntı Ayrıca eşinizin tedbir nafakası almaması için aşağıdaki linkte yazılı olan yargıtay içtihatini sunmanızı tavsiye ederim. Zina eden eşe tedbir nafakası verilmemesi ile ilgili yargıtay içtihatı. Bu içtihatı avukatınıza gösterin. Verin. Avukatınız gerekeni yapacaktır. Size yukarıda bu iletiyi yazmıştım hatırlarsanız. Zina sebebi ile tedbir nafakası verilmemesi ile ilgili yargıtay içtihatini avukatınıza verin. Kendisi gerekeni yapacaktır. - Sadakatsiz Kadın Yararına Tedbir Nafakasına Hükmedilemez. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2006/3327 K. 2006/9534 T. • BAŞKA ERKEKLE KARI KOCA GİBİ YAŞAMA Sadakatsiz Kadın Yararına Tedbir Nafakasına Hükmedilmesinin Doğru Görülmediği •TEDBİR NAFAKASI Başka Bir Erkekle Karı-Koca Gibi Yaşayan Sadakatsiz Kadın Yararına Hükmedilmesinin Doğru Görülmediği • SADAKATSİZ KADIN Başka Bir Erkekle Karı-Koca Gibi Yaşayan Sadakatsiz Kadın Yararına Tedbir Nafakasına Hükmedilmesinin Doğru Görülmediği 4721/ ÖZET Başka bir erkekle karı-koca gibi yaşayan sadakatsiz kadın yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir. DAVA Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm tedbir nafakası ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü KARAR 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre sair temyiz itirazları yersizdir. 2- Başka bir erkekle karı-koca gibi yaşayan sadakatsiz kadın yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ Temyiz edilen hükmün 2. bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, kararın bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, gününde oybirliğiyle karar verildi. - Ayrıca avukatınıza kızlarınızla psikiyatriste gittiğinizi belirtin. Her konuyu kendisi ile paylaşın. Avukatınız gerek görürse sizin yaşadığınız travmayı mahkemede ispatlamak için psikiyatırı mahkemeye şahit olarak sunabilir. Bunu muhakkak değerlendirin. Ayrıca aksine kızlarınızın sizin yanınızda bulunması sebebi ile siz eşinize iştirak nafakası talebinde bulunun. Cevap Eşimkarım beni aldattı...! Sayın Deniz hanım, Bugün Aile mahkemesinden bana , aile konutu şerhi talebimle ilgili yanıt hükümde; -Kızlarımla birlikte oturduğum konuta aile konutu şerhi konulmasına ve tapu sicil müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, -Bu konutla ilgili ihtiyatı tedbir talebimin reddine, -Benim tedbir talep harcı olarak 40 TL yatırmama karar verildiği belirtilmektedir. Bu tedbir talep harcı ne demek anlamadım ve şu ana kadar avukatımla beraber bana karşı açılan davaya hiç bir yanıtı bilinçli olarak özellikle vermedik. Duruşma tarihine daha ay gereken başka bir şey varmı? İlginize teşekkür eder saygılarımı sunarım. Cevap Eşimkarım beni aldattı...! Eğer eşinizden telefonla ya da yüzyüze tehdit alırsanız, avukatınıza bu durumu iletin ve eşinizin evden uzaklaştırılması ve telefonla rahatsız edilmemeniz konusunda 4320 sayılı Aileyi koruma yasası gereğince 6 ay uzaklaştırma kararı çıkartın.

rüyamda eşim beni aldattığını itiraf etti