🦒 Geline Kına Yakılırken Okunacak Dua

Evlenecek çifte kına yakılarak kötülük ve nazardan korunduğuna inanılır apr 22, prince-of-persi → apple bloom ve big mac clopfic animasyonlar. Cenab-ı Hakka kul olmanın kına yakılırken mekandaki çocukların kollarına mendil bağlanır, tıpkı gelin kınasındaki gibi sünnet çocuğunun etrafında dönerek türkü söylenir. YemeğeBaşlarken Okunacak Dua. 01:55. "Allahume bârik lenâ fima razaktenâ ve kınâ azâbennar, Bismillah". (Allah'ım; rızık olarak bize verdiğini bereketlendir, bizi ateş azabından muhafaza eyle. Allah'ın ismiyle başlıyorum.) Yorum Gönder. 3 Mart 2010. #1. Hacda Okunacak Dualar - Hac Duası. Evden çıkarken besmele getirip Allah’a tevekkül etmek Âyetü’l-Kürsî’yi İhlâs sûresini ve Muavvizeteyn’i okumak. Hacca giden kimsenin vedalaşırken ehline yapacağı dua: Estevdiullahe dînekum ve dünyakum ve havatime e’malekum. Sevinçle evden çıkmak ve yolda zikirle DükkanAçılırken Okunacak Dua. Bir Müslüman, her ne zaman olursa olsun dükkanını, işyerini veya atölyesini, ticârethanesini açarken şu duâyı okursa, kazancında bereket, evinde huzûr ve mutluluk çiçekleri açar: “Bismillah, Allâhümme, yâ Müfettihal’-Ebvâb! İftah lenâ hayralbâb! Geline olduğu gibi güveyiye de kına yakılırken kına türküleri ve maniler okunur. Bunun ilginç örnekleri: Güveyi baban şehre vardı mı Halep kınası aldı mı Yakın oğluma dedi mi Güveyi güveyi kınan kutlu olsun Yarin ağzı tatlı olsun Tartıldın güveyi tartıldın Terazi geldi tartıldın Yalnız yatmaktan kurtuldun Sadecekına yakılırken yerel türkülerden faydalanabilir, çok daha hüzünlü ve etkili bir ortam sağlayabilirsiniz. Kına gecesi konseptiniz geleneksel konseptten oluşuyorsa, kına gecesi müziklerini de buna uygun seçmeniz gerekiyor. Yeşim Salkım- Haydi Kızlar Kalkın Göbek Atmaya. Oğlan Bizim Kız Bizim. Kına Koydum Siniye. Yatarken Euzü besmele çekmeliyiz. Sağ yanınız üzerine yatınız, kıbleye karşı yatınız, sağ avucunuzu sağ yanağınızın altına koyarak yatın. Daha sonra euzü besmele getirerek Ayetel Kürsi okuyunuz. Sorna 3 ihlas 1 fatiha okuyunuz. Daha sonra birer sefer felak ve nas surelerini okuyunuz. Sonra 3 defa istiğfar duası ediniz. FwskI0. Şehrimiz Kütahya’nın ve çevresinin çok eskilere dayanan folklor özellikleri vardır. Bu özellikler yıllar boyunca Kütahya’nın gelenek ve göreneklerinde kadın ve erkek giyimlerinde, halk oyunlarında, türkülerinde ve yemek çeşitlerinde yaşamıştır ve yaşamaktadır. Bunların bazılarını sırasıyla görelim. Düğün gelenekleri Düğün Törelerinin ilk basamağı Söz Alma’dır. Söz Alma gelin ve damadın yakın akrabaları arasında ailesi ve akrabalarına oğlan Evi , gelinin ailesine ve akrabalarına Kız Evi Evin’den gelenlerin en yaşlısı,”Allah'ın emri. Peygamber’in kavli ile kızınızı oğlumuza almak istiyoruz” der. Kız Evi’nin en yaşlısı da “ Siz münasip gördüyseniz bizde gördük”der. Kız Evi’nden bir genç kız içinde söz mendili bulunan bohçayı, kız isteyen yaşlının dizine koyar, o da yanında oturan oğlan babasının dizine koyar. Baba da en yakın akrabasının kucağına koyar. Tüm konukları dolaşan bohçayı, oğlan evinin yakınlarından biri,”Darısı başımıza diyerek açar ve içindekileri tek tek herkese gösterir. Bohça damadın adının baş harfleri işlenmiş ipek mendil ,yakınlarına oyalı yazmalar ,havlular bulunur. Oğlan tarafıdan bohçaya karşılık yüzük çeşitli takılar ve giyecekler verir. Ardından şerbet içilir. Nişan töreni ya yalnızca kadınlar arasında,ya da erkekler arasında yapılır. Bir gün önceden oğlan evinden kız evine, nişanda kullanılmak üzere kahve,şeker,çay gönderilir. Nişan törenine daha uzak akrabalarda davet töreni de aşağı yukarı söz alma törenine benzer yapılır. Düğün törenleri,oğlan evinde ve kız evinde olmak üzere ayrı ayrı düzenlenir. Düğünden bir gün önce kız evinde kına töreni yapılır. Konuklara nohutlu düğün pilavı ve zerde ikram edilir. Zerde,şekerli pirinç lapasıdır. Gelin arkadaşları geleneksel Kütahya giyisileri içinde Kütahya oyunları oynarlar. Törenin sonuna doğru gelince kına yakılır. Kına bir tür boya maddesidir. Gelin kına yakılırken arkadaşları şu türküyü söylerler “Gül ezerler, gül ezerler, Gül ezerler, gül ezerler. Gülü toprağa dizerler, Gülü toprağa dizerler. Gül kuruttum, gül kuruttum, Gül kuruttum, gül kuruttum Yari sinede uyuttum, Yari sinede uyuttum. Yar söyleri ben unuttum, Yar söyledi ben unuttum. Ah akabinde coştu gönül Yardan ayrılması müşkül.” Düğün günü sabahleyin kız evinde kuşak töreni yapılır. Bu törende gelinin babası ve yakın erkek akrabaları gümüş bir kemeri üç defa gelinin beline dolar ve çeşitli takılar takarlar. Bu törenin sonunda bir hoca tarafından dua söylenir. Daha sonra kağıtlı şeker saçarlar. Gelinin bulunduğu odaya gelinir, dua okunur ve gelin, konvoy halinde gelen taşıtlarla oğlan evine götürülür. Bunu Güveyi Salma Töreni izler. Oğlan evine davet edilen konurlara akşam yemeği verilir. Bu yemekte yoğurtlu çorba, güveç, nohutlu pilav, tatlı bulunur. Yemekten sonra başta davetli hocalar olmak üzere yemeğe katılanlar çıradan yapılmış meşalelerle Veysel Karani adı verilen ilahiyi söyleyerek damadın evinin önüne kadar gelirler ve "Hak nasip eylesin komşu olalım,Yemen ellerinde" Veysel Karani. Sözleriyle ilahiye son verilir. Dua okunur, damat önce dua okuyan hocanın, sonra babasının ve sırasıyla akrabalarının elini öptükten sonra, arkadaşları damadın sırtını yumruklarlar ve tören son bulur. Sünnet Töreni Bir hafta önceden sünnet yatağı hazırlanır. Yüksekçe bir karyola üzerine çıtalarla tavanlı yatak hazırlanır. Karyola Sırmalı yorgan, bohça, perde, sırmalı tülbentlerle süslenir. Sünnet olan çocuğa yakınları DÜRÜ denilen bohça içinde giyecek eşya armağan ederler. Bir gün önce sünnet kınası yapılır. Çocuğun sağ elinin yarısına kına yakılır. Sünnet günü mevlit okunur. Daha sonra davul zurna çalınır. Gelen konurlar çocuğa para ve çeşitli armağanlar verirler. Sünnetten sonra MÜBAREKE denilen ziyaretler başlar. Mübareke ziyaretleri kadınlar arasında yapılır ve sünnet çocuğuna bu ziyaretler arasında çeşitli armağanlar verilir. Gezekler Ayrı özellikleri taşıyan eğlenceler kadınlar ve erkekler arasında ayrı ayrı yapılır. Bazen de akrabalar arasında veya yakın arkadaşlar arasında aile gezekleri de yapılır. Yaz mevsiminde herhangi bir kır yerine veya Ilıca’ya , Yoncalı’ya mevsiminde ise çeşitli eğlencelerin yeraldığı gezekler, evlerde yapılır. Kadınlar Gezeği, Gençler Gezeği , Erkekler gezeği, Akraba Gezeği, Kır Gezeği Kızlariçi vb. gibi gezek türleri vardır. Kış gezeklerinde kestane kavrulur, pişmaniye helvası çekilir, mısır patlatılır. Kütahya türküleri söylenir, Kütahya oyunları oynanır. Kır Gezekleri Eskiden şehrimiz çevresinde ağaçlık ve yeşil alanlar daha fazla idi. Müderris Bahçesi, Beşikkaya, Sultanbağı, Hisar Su Deposu, Hıdırlık, Hisar Çay Bahçesi Bunların yakın olanlarıydı. Her Pazar buları çok kalabalık olurdu. Kütahya’da yılın ilk kır gezisi hıdırellez günü Müderris Baehçesinde başlardı. Bir iki gün önce tellallar duyurucular.... "Gözlemeler tellensin Nazilliler yellensin Kütahya halkı hıdırellez günü Müderris’te eğlensin." Diyerek halkı Müderris Bahçesine davet ederlerdi. Ayrıca her yıl çamlıca’da kiraz bayramı düzenlenirdi. Giyim Kuşam Kütahya’nın geleneksel kadın kıyafetleri, Germiyanoğlu Beyliği döneminden günümüze kadar çok az değişmiştir. Bu kıyafetler sim, pul ve renkli ipeklerle işlenir. Cepken, şalvar, al gömlek veya üç etek, şalvar, al gömlek gibi üç parçadan oluşan bu elbiseler nişan, düğün gibi törenlerde giyilir. Bazı Kütahya eelerinde tarihi değeri olan antika kıyafetlerin yanı sıra, günümüzde Halk Eğitim Merkezi kurslarında ve Belediye El Sanatları kurslarında yeni kıyafetler eskilerine uygun biçimde işlenmektedir. Geleneksel Kütahya kadın elbiseleri aşağıdaki gibi adlandırılırlar. Tefebaşı Sırma ve renkli ipek iplik işlemeli Pullu Sırma ve pul işlemeli Eğrimli Kadife üstüne sırma işlemeli Çatkılı Çapraz sırma işlemeli Dizibağlı Diz üzerine işlemeli Dallı Sırma ile dal işlemeli Yolaklı Şerit şeklinde sim işlemeli Bindallı Dal Şeklinde sim işlemeli İzmirli Renkli çiçek ve dal işlemeli Hareli Sim İşlemeli Bu kıyafetler üzerine genellikle elmas, pırlanta, gerdanlık, külte inci,dizi altın takılır. Elmas küpe ve yüzük kullanılır. Bele gümüş kemer takılır. Dane adı verilen oyalı yazmalar başa örtülür. Kütahya’da oyacılık bir ev el sanatı olarak gelişmiştir. Özellikle yaşlı kadınlar boş zamanlarını oya yaparak şekillerine ve renklerine göre ilginç isimler alırlar. Oya isimlerine birkaç örnek verelim Kılıçlı Badem Hanım Kirpiği Yandım Kılıç Fadime Ana Süpürgesi Elifli Badem Fadime Ana Tırnağı Ebegümeci çiçeği Kiremit sattıran Üzerlik çiçeği Malak sattıran Karnıyarık Mecnun yuvası Kocakarı oyası Telaşe oyası Kaynana oyası Cimcik oyası Yar yare küstü,yar ardına iki kardeş kanı düştü. Kütahya’nın Geleneksel Erkek kıyafetleri , Eğe bölgesi’nin Zeybek kıyafetlerin yapımı oldukca zordur, uzun zaman ve emek ister . cepken gazeke , şalvar, potur, camadan, tozluk, serpuş, mintan, kuşak , hırka , cübbe , entari , vb. parcalardan oluş an erkek giyimi günümüzde Kütahya Zeybek Oyunlarınin vazgeçilmez kıyafetidir. Kütahya Türküleri Şehrimizde halk müziğinin güzel türküleri yıllardır dilden dile dolaşır. Son dönemde Türkülerin çoğunu Hisarlı Ahmet derlemiştir. Bu türküler gezeklerde , kır gezilerinde genellikle topluca söylenir. Kadın gezeklerinde deplek, tef, kaşık eşliğinde, erkek gezeklerinde ise bağlama , cura , kaşık eşliğinde söylenir. Kütahya türkülerinin bazıları şunlardır. Karmı yağdı Kütahya nın dağına Ay oğlan yiğitmisin Çömüdün Meşeden gel o sürmelim meşeden Ahmet Bey’in bir küheylan atı var Tıpır tıpır yürürsün Hisardan inmem diyor Elif dedim be dedim Feracemin ucu sırma A hamamcı bu hamama güzellerden İstanbul İstanbul veran karası Altıntaş içinde kınam ezdiler Yoğurdum var yeşil meşil çanaktan Yoncapınarı na vardım Kütahyanın pınarları akışır Vehbi Halk oyunları Kütahya , Halk Oyunları açısından Zeybek grubundadır. Oyunlar düğünlerde , gezeklerde, bazı tören ve şenliklerde oynanır. Oyunlar kadınlır ve erkeklerce ayrı ayrı oynanır. Kütahya oyunları, Kütahya eşliğinde geleneksel Kütahya kıyafetleri giyilerek oynanır. Oyun havası olarak bilinen bazı türküler şunlardır Ahmet Bey’in bir küheylan atı var, Portakalım çaylara düştü , Çömüdüm , Tıpır tıpır, İğnem düştü yerlere ve diğerleri... Beslenme ve Yemek Türleri Kütahya’da beslenme büyük ölçüde ev ürünlerine dayanır. Hamur işi börek ve tatlılarla, et yemekleri geleneksel yemek türlerini oluşturur. Başlıca yemek çeşitleri şunlardır. Gözleme Ispanaklı Şibit Bazlama Yalancı Dolma Cimcik Yoğurt Çorbası Gökçimen Hamursuzu Tarhana Çorbası Su Böreği Güveç Mantı Kuzu Kızartma Tosunum Tulumba Tatlısı Peynirli Pide Ev Baklavası Haşhaşlı Ekmek Yufka Tatlısı Cendere Tatlısı Yufka Böreği Şıkşık Gaygına Nohutlu Pilav Zerde Cimcik Yapılışı Mantıyı andırır. Büyükçe bir kapta hamur yoğrulur. Bir süre dinlenmeye bırakılır. Daha sonra elma büyüklüğünde parçalar alınır, hamur açılır. Bunlar kare biçiminde kesilir. Uçları birleştirilerek “ cimciklenir “ sıkıştırılır bir tencerede kaynayan tuzlu suya salınır. bırakılır bir taşım kaynadıktan sonra suyu süzülür. Süzülen cimciğin üzerine sarımsaklı yoğurt dökülür , kızgın yağ gezdirilir, bekletilmeden yenir. Afiyet olsun. Günümüzde evlilik kadar kutsal bir durum yoktur. Birbirini seven iki kişinin kurmuş oldukları sıcak aile yuvası ile insan hayatı daha da güzelleşmekte ve birbirinden hiç kopmayan bağlar oluşturulmaktadır. Fakat bazen evlilikleri olumsuz etkilendiği durumlar yer almaktadır. Bu durumlara maruz kalan evli çiftler evliliklerini tehlikeye sokabilmekte, hatta aile felaketlerine yol açabilmektedir. İşte bu tip durumlarda evli çiftler karşılıklı olarak birbirlerine destek çıkmalı ve Allah’a dua etmelidir. Gelin Kaynana İyi Geçinme Duası .Evli çiftlerin en sık karşılaştığı olumsuz durumlardan biri de gelin kaynana arasında çıkan uyuşmazlıklardır. Bilindiği gibi gelin kaynana arasındaki ilişkinin olumsuz olduğu çiftler arasındaki evlilikler istem dışı olarak kötü geçmektedir. Karısı ve annesi arasında zan altında kalan koca durumu toparlayabilecek güç ve kabiliyete sahip değil ise evliliğin sona bile ermesi an meselesi olabilmektedir. Bu sebeple gelin de damat da anneler de üzerlerine düşen görevi yapmalı, bu ilişkinin en sağlıklı vaziyette sürmesi için dua etmelidir. Bu sebeple gelin kaynananın iyi geçinmesi için aşağıdaki duanın okunması ile Allah’ın izni ile olumsuz dolan ibrenin yönü olumlu olarak Kaynana İyi Geçinme DuasıGelin kaynana iyi geçinme duası ise şudurBismillahirrahmanirrahim, Fe ente recai ya ilahi ve seyyidi. fe fülle lemimel ceysi in rame bi duanın dışında Kevser suresinin de bu geçimsizliğe iyi geldiği bilinmektedir. Fakat önemli olan duanın kişinin vaziyetine göre kendi düşünceleri ile yapmasıdır. Allah’a bu durum için bolca dua edilmelidir. Duanın müminin silahı olduğu unutulmamalıdır. Ancak kişi sadece dua ederek bu durumun güzelleşmesini beklememelidir. Yani tevekkülünü doğru bir şekilde yapmalıdır. Bu sebeple gelin de kaynana da herkes de üzerine düşen bazı görevleri hakkıyla getirmelidir. O görevlerden daha doğrusu püf noktalardan şöyle en önemli dinamiklerinden olan gelin kaynana problemini çözmek için, her ne kadar aile bireylerinin birbirinden uzak kalması doğru bir tutum olmasa da ki evliliğin kurtulması için bu yol tercih edilebilir, gelin ve kaynananın evlerinin birbirine yakın olmayan yerlerde olmasına özen gösterilebilir. Çünkü birbirinden uzakta bulunan gelin ve kaynana birbirini daha az görecek, birbirlerinin işlerine daha az karışacaktır, tabi ki en güzel çözüm mutlu mesut bir arada yaşamaya sonra gelin kaynana arasındaki ilişkinin iyi olabilmesi için her iki tarafından mutlaka tatlı dilli olması gerekir. Tatlı dilin yılanı bile deliğinden çıkardığı asla unutulmamalıdır. Birbirine karşı tatlı dili, saygıyı ilke edinen gelin ve kaynananın belli bir müddet sonra çok iyi bir ikili olacağı gözden kaçmayacaktır. Bir sonraki çözüm ise empatidir. Günümüzde bir çok sorunun asıl neden empati duygumuzun olmayışından kaynaklanır. Gelinde kendini kaynananın yerine koyabilmeli, kaynana da kendini gelinin yerine koyabilmelidir. Göreceksiniz ki temel birçok problem kendiliğinden Okunanlar Türklerin yaptığı düğünler, diğer milletlerin yaptığı düğünlere benzemez. Türkiye’nin değişik yörelerinde dini kısımlar birbirine benzer diğer kısımlar, düğünlerin geri kalan tarafları, bütün şehir ve kasabalarda farklı farklıdır. Türkler misafirperlikleri ile ünlüdür. Düğün kadar önemli olan bir şey varsa oda düğüne davettir. Bir çok yerde bu davet işine düğün okuntusu adı verilmiştir. Davetiye alışkanlığının olmadığı zamanlar, okuyucular düğün okuntusu dağıtan kişiye okuyucu denir mahalle mahalle dolaşır, okuntu dağıtır eşi, dostu, akrabayı düğüne çağırır. Bu hizmetleri karşılığında okuyucular düğün evinden bahşiş alır. Çoğu yerde okuyucular şeker dağıtmaktaydı. Okuntu dağıtma adeti kalkınca davetlilere şeker gönderme adeti de kalktı. Okuyucular davetini şu şekilde yapardı. “Filan hanımDüğün sahibi için selamı var. Pazartesi çeyiz görmeye, salı günü hamama, çarşamba kınaya, perşembe gelin bakmaya buyurun” derdi. Türklere ait bir özellikte gelin hamamıdır. Gelinin düğünden evvel hamama gidip yıkanması çok önemli sayıldığı için bütün davetliler hamama çağrılırdı. Bu hamam bir nevi kız görme yeri olur. Bir çok ana oğullarına kız bulurdu. Herkes hamamda toplandıktan sonra gelini hamamda dolaştırırlar, büyüklerin ellerini öptürürlerdi. Bu arada damadın annesi gelinin başına para serperdi. Gelinin hamam takımlarının mükemmel olmasına bilhassa dikkat edilirdi. Hamamda şerbetten dolmaya kadar her türlü yiyecek yenir, kızlar türküler söylerler, büyükler el çırparak onların eğlencelerine katılırlardı. Hamam safası sabahtan akşama kadar sürebilirdi. Bazı şehirlerde güvey de erkek arkadaşlarına bir güvey hamamı» tertipler, arkadaşlarını çağırırdı. İki gelinin birden aynı hamamda bulunması uğursuzluk sayılırdı. Aksi bir tesadüf sonucu bir hamamda iki gelin hamamı birden yapılıyorsa, gelinler, birbirlerinden sonra soyunmaya gayret ederlerdi. Önce soyunan gelinin başına felâket geleceğine inanılırdı. Bu gibi hallerde iki gelin birden hamama girer, ikisi birden soyunurdu. Kına Gecesi Gelin hamamından sonra gece de gelinin parmaklarına kına yakılırdı. Buna kına gecesi» denilirdi. Bazı şehirlerde kına gecesi, hamamın yapıldığı gece değil de, daha sonraki gecelerde yapılırdı. Meselâ Ankara’da kına gecesi çarşamba geceleri olurdu. Kına gecesinde gelini ağlatmak şarttı. Parmaklarına kına yakılırken acıklı türküler, maniler söylenir, gelin olacak kız bunları dinliye dinliye kederlenir, kederlendikçe fenalaşır, nihayet ağlıya ağlıya baygın düşerdi. Parmaklarının kınası bozulmasın diye gelini yerden kaldırıp sırt üstü yatağına yatırırlardı. Gelinin iki yanına da evlenme çağına gelmiş iki kızın yatması âdetti. Birçok şehir ve kasabalarda kına gecesi gelinin uyuması yasaktı. Bu yüzden sabaha kadar yemekler yenir, türküler söylenir, ağlaşılır, gülüşülürdü. Geline yakılacak kınayı oğlan evi gönderirdi. Kınadan başka helva, sakız, şeker gibi bazı yiyecek maddeleri de gönderirlerdi ki buna kına helvası denirdi. Düğün Günleri Düğün merasimi, evlenme töreninin son safhasını teşkil ederdi. Gelin hamamı ve kına gecesinden sonra düğün günü» gelirdi. Önce dini nikâh kıyılır, ondan sonra düğün eğlencelerine geçilirdi. Nikâh sırasında gelin ellerini dizlerinin üstüne koyar, parmaklarını açık tutardı. Medeni nikâhın kabulüne kadar şeri nikâh yürürlükteydi Nikâhın uğurlu bir gün sayılan perşembe günü kıyılması âdetti. Nikâhı oğlanın oturduğu mahallenin imamı kıyardı. Bazı yerlerde nikâhta gelinle güvey bulunmazdı. Anne – babaların uygun görecekleri akraba veya dost ikişer kişi gelinle güveyin vekilleri olurlardı. Nikah ya bir camide, ya da uygun görülen her hangi bir evde kıyılırdı. Oğlan evinde, kız evinde kıyılır diye bir şart yoktu. Nikahın kıyılmasından sonra nikah suresi okunur, dua edilirdi. Daha sonra da nikah şeri mahkemede tescil edilirdi. Gelin alma Nikah töreninden sonra davetlilere yemek verilirdi. Gene bazı yerlerde düğün gecesi yeni evlilerin baş başa yemek yemeleri adetti. Kadınlarla erkekler ayrı ayrı evlerde toplanarak aralarında eğlenirler, böylece yeni evlilerin saadetleri kutlanırdı. Düğün eğlencelerinden sonra güvey, arkadaşlarıyla birlikte gelini almaya gelirdi. O devirde araba veya otomobil olmadığı için gelini almaya atla gelinirdi. Gelin, yüzünde duvağı örtülü olduğu halde, oğlan evinin qönderdiği ata biner, şarkılar, vaveylalar arasında kocasının evine giderdi. Gelinin baba evinden ağlıya ağlıya ayrılması şarttı. Güvey gerdeğe girerken mahallenin gençleri yumrukla arkasına vururlar, böylece, gelin odasına sokarlardı. Zifaf gecesi kız tarafından yaşlı bir kadının evde bulunması da adetti. Düğünün ertesi günü ise düğün evinde gelinin çeyizleri ortaya serilirdi. Köy düğünlerinde bugün gelin evinde çeyiz teşhiri yapılmaktadır. Sırf çeyizler iyi görünsün diye odanın şekli değiştirilir, yükler, dolaplar ilave edilirdi. Yürüklerde düğün çarşamba gecesi yapılırdı. Davetlilerin kısır birer keçi hediye getirmesi âdetti. Keçi onlarca çok makbul bir hayvan sayıldığından kısır keçinin hediye gelmesi düğün evi için bir şerefti. muğla düğünleri,muğlanın düğün adetleri,muğla düğün geleneği Muğla Düğün Adetleri- Muğla Düğünleri Muğla il merkezindeki evlenmelerde, kız anne ve babadan istenir, uygun görülürse hemen söz kesilip nişan takılır. Nişan, yüzük ve çeşitli süs eşyaları takılmak suretiyle olur. Nişan Nişan ve düğün arasının uzaması erkek ve kız tarafı için çok masrafa yol açar. Hele Kurban Bayramı’na rastlarsa, bu bayramda erkek tarafı gösterişli bir koç alır. Koçun her tarafı kurdele ve tellerle süslenir. Üzerine veya boynuzlarına kız evine gidecek altın türünden değişik hediyeler bağlanır ve bu şekilde gönderilir. Kız tarafı da damat adayına, iç çamaşırı ve börek gibi hediyeler gönderir. Nikah Tamamen medeni kanunlar çerçevesinde yapılır. Bu nikaha ek olarak imam nikahı kıyılır. Erkek tarafı değişik değerli altın ve benzeri takıları büyük nişan olarak ayrıca gelin adayına nikahta takar. Buna karşılık kız evi de çeyizin tamamını yapar. Düğün Düğünler Cuma günü başlar ve Pazar günü “Gelin Alması” ile biter. Erkek düğünlerinin baş çalgıları davul ve zurnadır. Kız düğünleri ise sadece defle ritim tutularak kadınların okumasıyla yapılır. Günümüzde genellikle her iki düğün de, yörede “İnce Saz” tabir edilen klasik çalgılarla icra edilmektedir. Gelin Alma Töreni Eskiden davul ve zurna eşliğinde yapılan gelin alma törenleri, bir dönemde yerini şehir bandosuna bırakmıştır. Otomobil ile evlerinden alınan gelinin yanına, erkek tarafından kadınlar biner. Oğlan evine gelen gelini kapıda damat karşılar. Koluna girerek evine çıkarır. Daha sonra damat dışarıda bekleyen arkadaşlarıyla buluşup, akşam ezanına kadar onlarla birlikte olur. Akşam namazı kılındıktan sonra davetlilerle eve gelinir. Dua okunur, tebrikler kabul edildikten sonra gerdeğe girilir. Gerdekten birkaç gün sonra damat ve gelin, kız evi tarafından yemeğe çağrılır. Buna “Artça” denir. Bu arada damadın arkadaşlarından biri de sağdıçlık görevini üstlenir. Böylece evlilik başlar. Kırsal Kesimlerde Kırsal kesimlerde ise evlenme törenleri biraz daha farklı ve zengin bir görünümdedir. Bu adetler ise şöyledir Kız İsteme Önce görücüler gider. Kız beğenilirse, birkaç gün sonra istenir. Kız evi cevap için süre ister, karardan sonra kız verilecekse iki ailenin büyükleri toplanarak nişan gününü tespit ederler. Ertesi günü kız evi, oğlan evine baklava gönderir. Nişan Hısım-akraba ile kararlaştırıldığı şekilde oğlan evi, kız evine nişana gider. Kıza yüzük, bilezik ve diğer ziynet eşyaları takılır. Bir hafta sonra kız evi de oğlan evine nişan ardına gider. Pusat Giysi Düğünden onbeş-yirmi gün önce pusat giyim-kuşam eşyaları almak üzere gelin adayı ile birlikte çarşıya gidilir. Kız ve oğlan evinin ihtiyaçları alınır. Bunların parası oğlan evi tarafından ödenir. Bu arada kızın ve oğlanın akrabalarına da hediyeler alınır. Buna “Dürü” denir. Okuntu Dağıtılması Düğünden bir hafta önce okuntu dağıtılır. Okuntu bir nevi davetiyedir. Düğün sahipleri bu davetle birlikte kumaş, mendil, havlu, sabun, şeker ve fincan gibi küçük hediyeler gönderir. Buğday Dövmesi Düğünden birkaç gün önce düğün yemeği için yapılan bir hazırlıktır. Tanıdıklar çağrılır. Hep birlikte evde veya çevrede bulunan taş dibekte “Keşkek” için buğday dövülür. Sofralar kurulur. Misafirlere çerez ve meyve ikram edilir. Bu arada gelini bağlarlar. Damada haber salarlar. Damat gelini kurtarmak için hediyeler yollar. Kız kurtulunca “Buğday Dövmesi” sona erer. Düğün Salı günü başlayıp, Cuma günü biten düğüne “ön düğün” Cuma günü başlayıp, Pazartesi günü bitene “ters düğün” denir. Birinci Gün Düğün Salı veya Cuma günü başlar. Oğlan evine bayrak dikilir. Çalgılar çalınır. Gece “Çörek Kapma” gibi eğlenceler düzenlenir. İkinci Gün Gündüz veya bazı yörelerde gece Yağlı Pehlivan Güreşleri düzenlenir. Güreşenlere düğün sahibince ödüller verilir. Oğlan evi kız evine çalgılar eşliğinde kına götürür. Buna “Kına Verme” veya “Yük Verme” denir. Bu kına kız evinde yakılır. Gece, çengiler tarafından çalınan def veya dümbelek ile kadınlar kız evinde eğlenirler. Bu arada gelin getirilir ve ortaya oturtulur. Başının üstüne sini tutulur. Ayrıca sini üstünde şeker paralanır. Misafir ve akrabalar bu sininin üstüne paralar atarlar. Atılan bu paralar, kız anasının olur. Davet edilip de gelmeyenler ise sonradan para gönderirler. Buna “Şeker Paralama” denir. Kına yakılırken, gelinin avucuna metal para konur. Sonra “Kına Havası” okunur. Üçüncü Gün Gelin alma günüdür. Davul ve zurnalarla gelin almaya gidilir. Kız hazırlanıncaya kadar çeyiz oğlan evine götürülür. Sonra gelin ata bindirilir. Kıbleye dönülerek dua edilir. Oğlan evine gelince çalgılar susar. Oğlanın anası ve babası çağrılır. Geline civcivli tavuk, köklü ağaç gibi indirmelikler verilir. Gelin ata binerken ve inerken başına şeker ve paralar atılır. Gelin kapıdan girerken eşiğe yağ sürülür ve sonra dini nikah kıyılır. Gerdek Damat akşam namazını kıldıktan sonra sağdıçlarıyla eve gelir. Geline bir hediye vererek duvağını açar. Dördüncü Gün Gerdeğin ertesi gününe “Duvak” denir. Gelin süslenerek yanında kız arkadaşı ile gelenleri karşılar ve ellerini öper. Gelenler bu arada gelinin çeyizlerine bakarlar. Buna ayrıca gelinlik giyme denir. Gelinlik Gezmesi Gelin yakınlarınca alınıp, eşe dosta ziyarete götürülür. Buna “Gelin Gezmesi” denir. Bu arada sağdıca ve akrabalara, içinde hediyeler bulunan bohçalar verilir. Düğün de böylece sona erer. "KINA GECESİ NEDİR ? Kültür değerlerimizin ve halk kültürünün pek çok unsurunun bir araya getirildiği düğün törenleri, insan hayatında dönüm noktası olan sosyal olaylarının başında gelir. Bu törenler içindeki kimi uygulamalar, yani gelenek-görenek ve adetler, yörelere göre değişiklik göstermektedir. Düğün törenleri içinde yer alan ve gelinin baba evinde kalacağı son gece yapılan geleneksel uygulamalardan en önemlisi ise hiç şüphesiz “Kına Gecesi”dir. Kına gecesi çeşitli halk kültürü unsurlarından oluşmakla birlikte, bu gecede en çarpıcı uygulama ağıtlarla birlikte yakılan kınadır. Bu nedenle; hüzünlü, yanık bir ezgi ile söylenen, lirik özellikteki “Kına Ağıtları” ayrı bir önem arz etmektedir. Çünkü, düğünlerimizin tüm ağırlığı ve duygu yoğunluğu bu gecedeki kına yakma ve bu sırada gelini ağlatmak için söylenen ağıtlarla yaşanmaktadır. Türk-İslam geleneğinde; hem sağlık, hem güzellik, hem de törensel açıdan özel bir yeri olan ve Dede Korkut Hikayelerinde de sözü edilen kına, Türk inanç sisteminde adanmış olmanın da işaretidir. Bunun içindir ki; “vatana kurban olsun” diye asker adayına, “Allâh’a kurban olsun” diye kurbanlık koçlara, “eşine kurban olsun” diye geline kına yakılır. Anadolu’nun her tarafında yaygın olan kına yakma geleneğidir. Türkiye’nin çeşitli yörelerinde birbirine yakın adlar verilen bu geceye, Bursa’da “el kınası”, “has kınası”, Malatya’da “gelini kınaya çekme”, Muğla’da “kına düğünü”, Uluborlu’da “kına basma”, Ünye’de “baş bağlama” , Taşeli’de “gelin okşama” , Emirdağ’da “kızbaşı” , yaygın olarak da “kına gecesi” gibi adlar verilmektedir. DAMAT KINASI NEDİR ? DAMADA KINA YAKILIR MI ? DAMADA NASIL KINA YAKILIR ? Kına sadece geline yakılmayıp damada da kına yakılmaktadır. Anadolu’da evlenen erkeğe damat ya da güveyi denir. Damada yakılan kınaya da güveyi kınası adı verilir. Bu tören güvey evinde yapılır ve törene sadece erkekler katılır. Oğlana yakılacak kına genellikle kız evindeki törenden gönderilir. Kız evinde hazırlanan kınanın bir kısmı kıza yakılırken bir kısmı da bir tepsi üzerine konulup etrafı mumlarla süslenerek yanına konan baklava, çörek, börek vb. yiyecekle birlikte güveyi evine gönderilir. Kına töreni için toplananlar hocanın dua okumasından sonra yörelere göre değişen biçimlerde belli bir tören çerçevesinde ve eğlence ağırlıklı olarak kınayı yakarlar. Kimi yerlerde kına güveyinin avuç içine, kimi yerlerde serçe parmağına, kimi yerlerde sağ elinin tamamına kına yakılmaktadır. Kına yakılırken güveyinin avucunun içine arılık olsun diye arkadaşlarınca para koymak adettir. Ayrıca güveyinin eline kırmızı bir mendil sıkıştırılır. Sabah ilk gelen arkadaşı bu mendili alır. DAMADA KINA YAKILIRKEN HANGİ MANİLER OKUNUR ? Geline olduğu gibi güveyiye de kına yakılırken kına türküleri ve maniler okunur. Bunun ilginç örnekleri Güveyi baban şehre vardı mı Halep kınası aldı mı Yakın oğluma dedi mi Güveyi güveyi kınan kutlu olsun Yarin ağzı tatlı olsunTartıldın güveyi tartıldın Terazi geldi tartıldın Yalnız yatmaktan kurtuldun Güveyi kınan kutlu olsun Yarin ağzı tatlı olsun biçiminde görülmektedir. KINA GECESİ NE ZAMAN YAPILIR ? Geleneksel kına gecesi düğünden bir gün önce kız evinde yapılır. Günümüzde ise kına gecelerinin evlerden mekanlara taşması ile birlikte yapılan organizasyonların boyutları değişmiştir. Bu durumda kına gecenizi , düğün gününüzü yorgun bir şekilde karşılamamak adına en az 2 gün öncesinden yapmanız tavsiye edilmektedir. Bunun yanı sıra kına gecesi tarihinizi belirlerken , davet mekanınızın müsaitlik durumu ve davete il dışından yada yurt dışından katılacak olan misafirlerinizin durumunuda göz önünde bulundurmalısınız . Tüm bu detaylar dahilinde düğün gününden bir hafta önce organize edilen kına geceleri de olabilmektedir. KINA GECESİ NEREDE YAPILIR ? Geleneksel kına gecesi , kız evinde kadınlar arası bir eğlence ile yapılır. Ancak günümüzde düğünlerin önüne geçecek kadar gösterişli ve bir okadar da eğlenceli geçen kına geceleri , evlerden daha çok açık yada kapalı olmak üzere mekanların davet alanlarında kutlanmaktadır. KINA GECESİ ORGANİZASYONU YAPILACAK MEKAN SEÇİLİRKEN NELERE DİKKAT EDİLİR ? Kına gecesi yapılacak mekanı seçerken, nasıl bir kına istediğimize ve mekanın istediğimiz konsepte uygun olup olmadığına bakmamız gerekir. Örneğin, Osmanlı tarzı bir kına gecesi istiyorsak, bunun için seçeceğimiz yerin buna uygun olan tarihi bir mekan olması gerekir. Eğer eğlence ağırlıklı ve modern tarzda bir kına istiyorsak, seçeceğimiz yer de modern bir mekan olmalı, hatta bir tekne bile olabilir. Özellikle dikkat etmemiz gereken detay ise yazın açık havada gerçekleşecek bir kına gecesi yapıyorsak, havanın yağışlı olması ihtimalini de göz önünde bulundurup, kapalı salonu olan bir mekan seçmemiz gerektiğidir. KINA GECESİNE KİMLER DAVET EDİLİR ? Özellikle büyük şehirlerde bazen erkeklerin de bulunduğu kına geceleri düzenlensede , aslında kına geceleri bayanlara özel bir gecedir. Kına gecesine , kız ve erkek tarafının yakın akraba ve arkadaşları davet edilir. KINA GECESİNDE NE İKRAM EDİLİR ? KINA GECESİ İKRAMLIKLARI NELERDİR ? Adetlerimize göre kına gecelerinde gelen konuklara kuruyemiş ve içecek ikramında bulunulur. Ancak günümüzde kına geceleri evlerden taşıp mekanların davet salonlarında gerçekleştirildiğinden dolayı , kuruyemiş ve içecek ikramlarının yanı sıra , zeytinyağlılardan , ara sıcak ve ana yemek mönülerinden oluşan ikramlıklar da verilmektedir. Özellikle büyük şehirlerin yoğunluğu düşünülecek olursa , işyerlerinden gelecek olan konuklarınız , davete gelmeden önce yemek yeme fırsatı bulamayabilirler. Bu durumu düşünerek kuruyemiş ve içecek dışında konuklarınıza atıştırmalık da olsa açlıklarını bastıracak ikramlar sunmak mantıklı olabilir. Eğer mönülü bir mekanda kına gecesi yapmak için bir bütçe ayırmadıysanız , geceye katılacak yakın akrabalarınızdan , misafirlerinize ikram etmek üzere bazı hazırlıklar yapmalarını isteyebilirsiniz. Halanızın böreği , babaannenizin kısırı , teyzenizin kurabiyeleri şüphesizki 5 yıldızlı otellerin mönülerini aratmayacaktır. Hazırlanan bu ikramlıkları mekanınızın uygun bir bölümüne açık büfe olarak kurduğunuzda , hem kına gecesindeki samimiyeti yansıyıtır , hemde konuklarınıza hoş bir sunum yapmış olabilirsiniz. KINA GECESİNDE NE GİYİLİR ? Bazı yöresel gelenklere göre değişkenlik göstermekle birlikte ; kına gecesinin ilk saatlerinde bir abiye , daha sonra kına yakma merasimi ile birlikte de bindallı yada kaftan denilen yöresel kına kostümleri tercih edilmektedir. Seçilecek abiye kıyafet birazda giyineceğiniz kaftan yada bindallı modeline göre tercih edilebilir. Önceleri sadece kırmızı tercih edilen kaftan yada bindallı modelleri , günümüzde oldukça farklı renk ve model seçenekleri ile sizlere sunulmaktadır. Eğer kaftan yada bindallınızı kırmızı dışında bir model seçmiş iseniz ve illede kına rengini de bir şekilde gecenizde yaşamak istiyor iseniz , giyeceğiniz diğer abiye kostümünüzü kırmızı olarak seçebilirsiniz. Yada tam tersi bir mantık ile ilk saatlerde giyeceğiniz abiye kıyafetinizi istediğiniz her hangi bir renk tercih ederken , kına kostümünüzü kırmızı seçebilirsiniz. Her ne olursa seçmiş olduğunuz kostümleri belirlemiş olduğunuz kına konseptinize uygun olmasına dikkat etmelisiniz. KINA GECESİNDE NE TÜR MÜZİKLER ÇALINIR ? KINA GECESİ MÜZİKLERİ NELERDİR ? Kadınlar arası yapılan kına gecesi eğlencesinde , eğlence tarzı aslında biraz da kadınlar matinetisi konseptindedir. Elbette kına yakma merasiminde söylenecek ağıtlar , maniler ve türküler olacaktır. Bunun dışında ise çiftetelliler , roman havaları , damat halayları , horonlar , mezdekeler ve gecenin sonlarına doğru da güncel pop parçaları tercih edilebilir. Kına gecesi eğlencesinde müzik seçimi çok önemlidir. Doğru bir seçim yapılmaz ise , konuklarınız geceye adapte olmayabilir ve bu durumda eğlenceniz sönük geçebilir. Kına geceniz için etkili olacak bir repertuar hazırlamak sanıldığı kadar kolay değildir. Ortalama 4 saat sürecek olan bu gecede birbirini tekrar etmeyecek ve en önemliside konuk kitlenize hitap edecek türde müzikler seçmeniz gerekir. Akışta ve eğlencede en sağlıklı ortamı yakalamak adına profesyonel bir destek almanız ise sizi oldukça rahatlatacaktır. KINA GECESİ TÜRKÜLERİ NELERDİR ? KINA GECESİNDE HANGİ TÜRKÜLER ÇALINIR ? KINA GECESİ ŞARKILARI NELERDİR ? Kına gecenizde tercih edeceğiniz türkülerden bazıları şöyledir. Yüksek yüksek tepeler Kınayı Getir Aney Çayda Çıra Oğlan Bizim Kız Bizim Ben annemi isterimAğ elime mor kınalar Altın tas içinde kınam ezilir KINA GECESİ MANİLERİ NELERDİR ?KINA GECESİNDE HANGİ MANİLER OKUNUR ?YÖRELERE GÖRE KINA GECESİ MANİLERİ NELERDİR ?BURSA YÖRESİNE AİT KINA GECESİ MANİLERİGüveyi baban Bursa’ya vardı mı?Bursa kınası aldı mı?Oğlum yakınsın dedi mi?Güveyi kınan kutlu olsunYarin ağzı tatlı olsun Önünde mumlar yanasıAllah bir oğul veresiGüvey kınan kutlu olsunYarin ile ağzın tatlı olsunBOLU YÖRESİNE AİT KINA GECESİ MANİLERİ Altın tas içine kına ezilsinSabah olsun güzel yüzün yazılsınGörümceler etrafına dizilsinGelinim kınan kutlu olsunBurada dirliğin tatlı olsunMUĞLA YÖRESİNE AİT KINA GECESİ MANİLERİ Getirin gelini kına yakalımTemizce arıca kına yakalımGelinin sözünü hep tutalımA gelin a güzel kınan kutlu olsunGüveyinin yanında sözün tatlı olsun Hani bunun kaynanasıKireç ocağında yanasıKutlu olsun gelinin kınasıA kız a gelin kınan kutlu olsunOrda da burada da dilin tatlı olsunDİĞER YÖRELERE AİT KINA GECESİ MANİLERİ Geline bak geline Kına yakmış elineGelin kurban olayımSenin tatlı diline Kırat gemini geverDüğün halkı seni öğerKızım kınan kutlu olsunSöyle dillerin tatlı olsun Tarlaya soğan ekerlerEtrafına çit çekerler Gelin olacak kızınEline kına yakarlarGelin kunan kutlu olsun Atladı geçti eşiğiSofrada kaldı kaşığı Büyük evin yakışığıKızım kınan kutlu olsun Çattılar çatma taşınıVurdular düğün aşını Gelin kınan kutlu olsunEvinde dirliğin tatlı olsun Yağmur yağar urgan urganKız üstünde telli yorgan Güzel yataklarda çalkanBindiğin atlar etlensinGittiğin yollar otlansınGelin kınan kutlu olsunDirliğin düzenin tatlı olsun Kebapçıların şişiGelinin inci dişi Kınanız mübarek olaHazırlayın bahşişi Uykum geldi esnerim Bülbülü kafeste beslerim Kınanız mübarek olaBahşişimi isterim Kınası karılır tasta Oğlan evi pek havastaKız anası kara yastaGelin kınan kutlu olsunOrda dirliğin tatlı olsun Kaya dibi karıncalıYani çifte görümceli Hem dayılı hem amcalı Gelin kınan kutlu olsunOrda dirliğin tatlı olsun Atlayıp geçer eşiği Sofrada kalır kaşığı Gelin evlerin ışığıGelin kınan kutlu olsunOrda dirliğin tatlı olsun Dağlarda gilik kurusu Dibinde keklik sürüsüBu da ölümün yarısıKızım kınan kutlu olsun Evinde dirliğin tatlı olsun Bindirdiler Arap ataDöndürdüler yönüm öteSavuşturdu komşu kızlarKomşu köyden daha öte Anam kınan kutlu olsunKalanlar mutlu olsun Elimi yuduğum arklarBelimi verdiğim dutlar İşte koydum gidiyorumSilip süpürdüğüm yurtlar Anam kınan kutlu olsun

geline kına yakılırken okunacak dua