🐄 Gece Mezarlıktan Geçerken Dua Okunurmu
Yani 2. rekatta okunan sure, 1. rekatta okunan surenin hep aşağısında olacak, yukarısında olmayacaktır. (Sure atlamadan sırasıyla okunması gerekir.) Atlayarak sure okunacaksa arada tek sure değil 2 ya da daha çok sure atlanarak okunması gerekir. Okunan bu 2. sure, 1.den iki ayetten daha uzun olmamalıdır.
Ayrıca rüyada mezarlıktan geçerken dua okumak kendisini toparladıktan sonra büyük başarılar kazanacağı bir işe imza atacağına, yakında kendisini çok iyi yerlere geleceğine ve sağlıklı, maddi anlamda çok ileri gidileceğine, eğer önlem almazsa çok kötü ve istenmeyen durumlara düşeceğine, daha bol kazanca sahip
rüyadamezarlıktan geçerken dua okumak kişinin bugününde yapacağı girişimlerin ileride büyük bir rahatlama yaşatacağına, refah ve huzurlu bir hayat yaşayacağına alamet eder. rüyada gece mezarlığın yanından geçmek mutlu olmaya ve kişinin sevdiğine kavuşacağına, yakın akrabalar arasında itibar kaybetmeye ve hakkında
Kabir Ziyaretinde Okunacak Dua. Kabristana gelen bir kimse, ayakta, “Esselâmü aleyküm, yâ Ehle dâr-il kavm-ilmü’minîn! İnnâ İnşâallahü an karîbin biküm lâhikûn” der. Kabirleri ziyaret ettiğimizde, Bakara suresinin başı ve sonu, Yasin-i şerif suresi, Tebareke, Tekasür, İhlas-ı şerif ve Fatiha ya da bilinen sureler
Gece yarısı yapılan Allah rızası için her bir amel, dua ve istiğfar Allahu Tealanın affına vesile olmak için önemlidir. Vitir namazının faziletleri arasında vitir namazı kılındıktan sonra 3 kez Subhanel melikil kuddus denilmesi ve üçüncüsünü biraz sesli söylenmesi oldukça faziletli bir amel olduğu belirtilmektedir.
Tanımadığı bir kimsenin kabrinin yanından geçerken selam verirse, ölü, selâmını alır (Gazzâli, İhyau Ulûmi'd-din, IV, Ziyâretü'l-Kubur bahsi). Kabir ziyareti sırasında mezarda namaz kılınmaz. Kabirler asla mescid edinilmez. Kabre karşı da namaz kılmak mekruhtur.
PVqfr.
Mezarlıkta okunacak dualar ile kabir ziyaretinde okunacak dualar nedir diye arama yapan arkadaşlarımız için bu yazımızı hazırlamış bulunmaktayız. Mezarlığı ziyaret etmek ve ölen kişiye dua okumak çok hayırlıdır. Mezarlıklara gidilirken abdest alarak gitmeliyiz. İslam dini, insanların normal yaşamındaki gibi öldükten sonra da insanlara saygılı bir dindir. Bu sebeple mezarlıklarımızı temiz tutmalıyız, tertipli ve düzenli yapmalıyız. Ayrıca çiçekler ekerek mezarlıklarımızı daha da güzelleştiririz. Eğer kabristan ziyaretine gittiğinizde kabirin ayak ucunda durursanız ölen kişi sizin geldiğinizi görür ve sizin için dua eder. Zaten dinimizde de orada durup dua etmemiz istenmiştir. Kabire mum yakılmaz, çaput bağlanmaz. Öpülmez, ellenmez ve yüz sürülmez. Saygılı bir şekilde duamızı ederiz. Peki kabristan ziyartinde hangi duaları etmeliyiz. İçindekiler1 Kabir Ziyaretinde Okunacak Dua2 Kabir Ziyaretlerinde Hangi Sureler Okunmalıdır?3 Kabristana Girildiğinde Okuyan Kimsenin 50 Senelik Günahını Bağışlayan Dua Kabir Ziyaretinde Okunacak Dua Kabristana gelen bir kimse, ayakta, “Esselâmü aleyküm, yâ Ehle dâr-il kavm-ilmü’minîn! İnnâ İnşâallahü an karîbin biküm lâhikûn” der. Kabirleri ziyaret ettiğimizde, Bakara suresinin başı ve sonu, Yasin-i şerif suresi, Tebareke, Tekasür, İhlas-ı şerif ve Fatiha ya da bilinen sureler okunup meyyide ölen kişinin ruhuna hediye edilir. Hadis-i şerifte buyruldu ki, “Bir müminin kabrini ziyaret ederken, Allahümme innî es’elüke-bi-hurmet-i Muhammed aleyhisselâm en lâ tü’azzibe hâzelmeyyit derse, o meyyitin azabı kıyamete kadar ref’ olur kaldırılır” Kabir Ziyaretlerinde Hangi Sureler Okunmalıdır? Kabir başında ölmüş yakın akrabalara veya oradaki meyyitlere Kur’ân okumak, hâsıl olan sevabın mevtâların da istifade ve rahmetinden faydalanması için okunabilir. Bilhassa Yâsîn-i Şerîf okumak, İslam âlimleri arasında daha müstehap görülmüştür. Kabirde, Bakara Suresinin başı ve sonu,Yasîn-i şerif suresi, Tebâreke, Tekâsür, ihlâs-ı şerif ve Fâtiha veya bilinen sûreler okunup meyyide hediye edilir. Bir hadîs-i şerîfte şöyle buyrulur “Yâsîn, Kur’ân’ın kalbidir. Bir kimse onu Allâh’ın rızâsını ve âhiret yurdunu talep ederek okursa, muhakkak günahları bağışlanır. Ölülerinize de Yâsîn Sûresi’ni okuyunuz.” Ahmed, V, 26 Kabir ehlinin mânevî istifâdesi için diğer sûre ve âyetlerden de okunabilir. Buna dâir pek çok rivâyetten biri şöyledir “Sizden biri vefât ettiğinde onu fazla bekletmeden kabre götürünüz. Defnettiğiniz zaman da biriniz, baş ucunda Fâtiha Sûresi’ni, ayak ucunda da Bakara Sûresi’nin son kısmını Âmenerrasûlü okusun.” Taberânî, Kebîr, XII, 340; Deylemî, I, 284; Heysemî, III, 44 İmâm Şâfiî de şöyle buyurmaktadır “Mezarın başında Kur’ân’dan âyet ve sûreler okumak müstehabdır. Kur’ân’ın tamamının okunması hatim edilmesi ise, daha güzeldir.” Kabristana Girildiğinde Okuyan Kimsenin 50 Senelik Günahını Bağışlayan Dua Esbağ ibni Nübâte rivayet edildiğine göre Bir kere ben Ali ibni Ebü Talib ile beraberdim. O bir kabristana uğradığında “Lâ ilâhe illâllâh ehlinden olan bizlerden, Lâ ilâhe illâllâh ehline selam olsun! Ey Lâ ilâhe illâllâh ehli! Lâ ilâhe illâllâh sözünü faydasını nasıl buldunuz? Ey Lâ ilâhe illâllâh Ey Kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah! Lâ ilâhe illâllâh bağış hakkı için Lâ ilâhe illâllâhdiyenleri n günahlarını bağışla ve bizi Lâ ilâhe illâllâh diyenler zümresinden haşreyle. Âmin! dedikten sonra; Ben Rasûlüllâh Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem’i Her kim kabristana uğradığında bu sözleri derse kendisi için elli senelik günahları bağışlanır.’ Buyururken işittim ve Ya Rasûlüllâh! Bir kimsenin elli senelik günahı yoksa?’ deyince Anne-Babası, akrabası ve umumi Müslimanlar için günahlarını bağışlatır.’ buyurdu. Er-Râfi’i, et-Tedvin fi ahbari Kazvin, 3/395-396; es-Süyûti, Cami’ul-ehadis, rakam 23113, 21/119; es-Seffârini, el-Bühûru’z-zahira, 1/423/424; Ali ibnü Hasen el-Attâs, el-Kırtâs, 2/191-192 Duanın Okunuşu Şu Şekildedir. Esselâmu alâ ehli lâ ilâhe illallâh, min ehli lâ ilâhe illallâh, yâ ehle lâ ilâhe illallâh, keyfe vecedtüm qavle lâ ilâhe illallâh, yâ lâ ilâhe illallâh! bi haqqi lâ ilâhe illallâh iğfir limen qâle lâ ilâhe illallâh vahşurnâ fî zümrati men qâle lâ ilâhe illallâh.
Mezarlıkta Ne Duası Okunur İslami Makaleler, Soru/Cevap 95 Görüntüleme Mezarlıkta ne duası okunur? sorusunun cevabını bilmek, kabir ziyareti âdâbına riâyet edebilmek için oldukça mühimdir. Ölümü hatırlamak, ibret alıp âhireti düşünmek maksadıyla kabir ziyaretinde bulunmak sünnettir. Kabir ziyaretinin Perşembe, Cumâ ve Cumartesi günleri olması tavsiye buyrulmuştur. Kabir ziyaretinde ölüye duâ etmek, Kur’ân-ı Kerîm okumak lâzımdır. Bunlar Müslüman ölüye fayda verir. Kâfir ölü ise, kendisine ne okunursa okunsun faydasını görmez. Ancak kâfir olsun mü’min olsun her ölü işitir ve görür. Ehl-i sünnet îtikâdına göre ruh ölmez, ölüler işitir, mü’min ölü kabri başına gelip selâm veren kimsenin selâmını alır. Kabir suâli, kabrin ölüyü sıkması, bazı günahkâr Müslümanlara ve tüm kâfirlere kabir azâbı vardır. Bunlara inanmak gerekir. Kabrin öpülmesi, kabrin çevresinde tavâf edilmesi câizdir. Fakat Hindiyye’de vâlideynin anne-babanın kabrini öpmeye cevâz verildiği yazılıdır. Buna kıyasla âlimler, evliyâ ve peygamber türbesini öpmenin de câiz olduğunu bildirmişlerdir. Ölüden şefâ’at istemek câizdir. Müslüman her şeyi Allahü te’âlâ’nın yarattığını bilir. Evliyâdan şefâ’at isterken onun sadece bir vesîle olduğunu düşünür. Türbelere çaput bağlamak, mum yakmak gibi bâtıl şeylerden uzak durmalıdır. Kabir ziyâret etmek, ölüden şefâ’at istemek şirktir, ölü duymaz, görmez.’ Diyenlere inanmamalı, bozuk îtikâdlardan sakınmalıdır. Ölülerin, dünyadaki yakınlarından haberdâr olduğu, iyi işlerini gördükleri zaman sevindiği, onların kötü işlerini görünce üzüldüğü bildirildi. İbni Ebî’d-Dünyâ Bunlar îmâna taalluk eden mes’eleler olduğu için mezarlıkta okunacak dualar ile ilgili bilgi vermeden önce bunları yazmakta fayda mülâhaza edilmiştir. Mezarlıkta Hangi Dualar Okunur? Kabristana girildiği zaman önce, b aleyküm yâ Ehle-dâril kavmi’l-mü’minin! İnnâ inşâAllâhü an karîbin biküm lâhikun’ denir. Böyle demek sünnettir. Mezarlıkta hangi dualar okunur? Diye merak edenler şunu da ezberlemelidir Bir kimse Müslümanın kabrini ziyaret ettiği sırada Allâhümme innî eselüke-bi-hürmeti Muhammed aleyhisselâm en lâ tüazzibe hâzelmeyyit’ duâsını okursa, o ölüden kıyâmet gününe kadar azâbın kaldırılacağı bildirilmiştir. Kaynak Etfâl-ül müslimîn Yine Etfâl-ül müslimîn’de bildiriliyor ki; kabristana giren kişi Yâsin sûresini okuduğunda ölülerin azapları hafifletilir ve okuyan kişiye ölülerin sayısı kadar sevâb verilir. Kabir Ziyaretinde Okunacak Dualar Mezarlıkta nasıl dua edilir? sorusunun cevâbında şu bilgileri de nakletmemiz mümkündür Mezarlıktan geçerken İhlâs sûresi, Felak, Nas, Fâtihâ okunarak sevâbı ölmüşlere gönderilir. Sevâb taksim edilmeden bölünmeden hepsine ulaşır. İmâm-ı Ahmed hazretleri Bir kimse anne-babasının ya da sadece birinin mezarını her Cumâ günü ziyâret etse ve Yâsin sûresini okusa, Yâsin’de bulunan her harf miktarınca Allahü te’âlâ’nın onu mağfiret edeceği bildirilmiştir. İmâm-ı Râfi’î Mülk sûresinin kabir azâbından koruduğu Tirmizî ve Tergib ve Terhib’de yazılıdır. İbni Abbas radıyallâhü te’âlâ anh hazretlerinden rivâyet ediliyor ki Resûlullâh sallallâhü aleyhi vesellem Medîne mezarlıklarına uğrayıp şöyle buyurmuştur es-Selâmü aleyküm yâ ehle’l-kubûri, yağfirullahu lenâ ve leküm, entüm selefünâ ve nahnü bi’l-eseri.’ Tirmizî, Cenâiz Bir başka rivâyete göre mezarlıkta okunacak dualar arasında şu vardır es-Selâmü aleyküm ehle’d-diyâri mine’l-mü’minîne ve innâ inşâellâhu le-lâhikûn. Es’elüllahe lenâ ve lekümü’l-âfiyet.’ Müslim, Cenâiz
dinimizce sevabı büyük olan bir davranış örneği. orada yatanlardan birisi her şeyden çok sevdiğin ablansa, hayatın en acı yanı. dini bilgim iyi değil. bildiğim dua sayısı 4! hayır canım 3 kuluvallah 1 elham değil. öle iğrenç bi espri yapmayalı epey elham, 1 sübhaneke, 1 kevser, 1 kuluvallah. gerçi yaaa bu sübhaneke ne güzelmiş tekerleme gibi diyodum ki... onu da yanlış bildiğim ortaya çıktı. yenisine dilim alışamadı bi türlü hala, süphaneke allam ve tebarike ve kesmüke...... yetiyo şimdilik. övünmüyorum da bu durumdan, hatta üzülüyorum. ama sebebi vay ben müslümanım nasıl bilmem değil. herşeyi bilme isteği. dua sayısı bu kadar olmasına rağmen kuran'ın türkçesini okudum. güzeldi. neyse,vakti zamanında çok sevdiğim melahat teyzeyle pazardan gelirken mezarlığın orda mırıl mırıl bişeyler söylemeye başladı kadın. küçüktüm daha;melahat teyze ne oldu?, ne oldu melahat teyze?, o kıza mı kızdın? hiç kendime de toz kondurmuyorum, ne oldu? sora sora gözünün içine baktım! biliyorum çünkü bana kızması lazım! kadının burnundan getirmişim. neyse kadın bitirdi.+yok kızım aaaa... dua ediyodum!-dua? ! ? +bak şimdi mezarlıklar niye yol üstüne yapılır hep biliyo musun? gelen geçen bir fatiha okusun, öte tarafta ruhlarına değsin tamam. aynalıdan sandviç alalım mı??evet çokta umrumda değildi o zaman. aynalı büfenin mis gibi sandviç kokusu beni benden almıştı. ölüler falan epey uzaktı bana. üstelik bana kızmamıştı. dini alim gibi, "öylemiiii o zaman açıl, ben bi yasin okuyayım" da diyemeyeceğime göre sallamamı gerektirecek hiçbirşey yoktu sonra üniversiteye gittim. 1. sınıfta aldığım matamatik dersi için 4. sınıfta vizesine çalışıyorum yine! sadece mat1 ve mat2 den girdiğim vize final bütlerin toplamı aldığım tüm ders sayısına denk gelmeye başlamıştı. millet maliye politikası, türkiye ekonomisi takılırken ben hala toplam gelir, toplam maliyete eşit mi hesabı da olum bu böyle olmıcak bak bu sefer geçersem 2 rekat namaz kılıcam dedim. o andan itibaren odada, koridorda benim matematik sınavı için bir seferberlik başladı. özel ders vermeye çalışan, geçmiş yılların sorularını getiren, hocaya vermeye gid.... yok canım o kadarda değil. ama epey uğraştılar amaçları benim sınavı geçmem yada namaz kılamam değil. beni o halde izleyip malzeme çıkartmak. ben yer miyim? evet yerim canım! geçeyim diye çok istiyordum sözlük! çok çaresizdim! velhasıl sınavı mat bölümünde okuyan kuyumcu kızı, hala niye yurtta kaldı o kız anlamış değiliz, "altın esra" lakaplı esmer arkadaşın hazırladığı kopya ile geçmeyi başardım. tabii açıklanır açıklanmaz yurdun mescidindeki yerimi hazır etti arkadaşlar ama ben epey bi süre çevik hareketlerle atlatmayı başardım. amacım bu büyük günü bir kandile denk getirip sevabıma bir anlam kazandırmaktı. eee gelmez mi? valla hatırlamıyorum hangisiydi de yine "ellerin duaya uzandığı bilmem ne olduğu....... diye mesajların atılmaya başladığı bir gün namazımı eda etmeye karar aldım, arkadaki alkış kıyametle birlikte mescide çıktım. uzun eteğim olmadığından mescidde ki en güllü dallı eteği üstüme geçirdim. bu etek ayrıca mesciddeki fermuarı bozuk olan tek etekmiş. namaz sırasında öğrendim. arkadaşlar namaz nasıl kılınır diye yazdılar bi kağıda. onu da seccadenin ucuna sıkıştırdık. eğildikçe bir sonraki adımı okuyor kaydıkça ayağımla tekrar çekiyordum. işte tam böyle bir anda kağıt ortadan ikiye ayrıldı. çaresizdim. sesliğin içinde ki caaaaaarrrrtttttttt sesi kulağımda yankılanıyordu adeta. namazı bozulan arkadaşlar senin yapacağın sevabı diyerek mescidi tek tek terk etmeye başladılar. en sonun da bana eşlik eden 2 arkadaşımla birlikte mescid de huşu içinde namazımı kıldım. namazı bozulan arkadaş içinde dua etmeyi ihmal etmemiştim. bunları niye anlattım. işte bu kadar alakasız bi adamım bu din konusunda. ama yıllar geçtikçe, büyüdükçe, mekanizma farklı çalışmaya başladı bende. eskiden bana komik gelen şeylerin diğerleri için önemli olduğunu anlamaya, istemesem de saygı duymayı öğrendim. bir de kaybettikçe. insanın hayatındaki mezar sayısı arttıkça yanından geçtiğim her mezarlık taş mermer değil, yaşanmış bitmiş bir hikaye gibi gelmeye başladı. sonra hep yanlarından geçerken dua etmeye başladım. onların bedenlerine, onların hikayelerine, tanımadığım yaşanmış bitmiş hayatlarına, eşlerine, sevdiklerine duydukları aşklarına. onları yıllarca taşıyan bedenlerine. benim okumayı bile doğru düzgün beceremediğim 1 dakikamı alan o duayı hayattayken ne kadar önemsediklerini düşündüm. "aman başımızda bir dua eden olsa yeter" dedi, melahat teyze hastalandığında. ona göre unutulmamaktı. hatırlanmaktı belki. ben de hayatımda bu kadar önemsediğim bir kadının bana ne kadar anlamsız gelse de bu dileğini ölene kadar yapma sözü verdim kendime. ona sevgimden, saygımdan, verdiğim kıymetten. ne kendimden ödün vermek olarak gördüm, ne kendimle çelişiyorum dedim. herkesin sevdiğine alacağı ufacık bi hediye gibi gördüm. artık alışkanlık oldu zaten ettiğimi farkına bile artık bana göre yok olduğunuzu düşünmeyin buralardan geçip nefes aldınız anlamında ki ufacık bi armağan demek. son olarak hayır melahat teyze o kadar anlattın ama başka bi etki oluşmadı üstümde. fakat unutmadım seni. sandviç çok güzeldi. bu da bir nevi hediyelesmedir. ruhlarina hediye gonderirsin, boylece artik hatirlanmayan, kimsesiz kalmis, iyi kullari tanimasan da allah bilir ne kadar mutlu edersin. agziniza mi yapisacak. 3 ihlas bir fatiha, yapabilen 11 ihlas okusun.
yaz aylarında ağustos böceği sesleri eşliğinde yapmaktan zevk aldığım eylem. kapkaranlık bir ürkütücü ortamda sanki arkadan birinin takip ettiğini düşünmek, bazı mezarların başında oturup dikkatlice mezar taşının üzerinde yazan yazıları okumak, saatlerce orada vakit geçirmek...mutlaka denenmeli. dolaşmak sayılır mı bilmiyorum lakin, 91 yılı idi. o zaman 14 yaşında idim. babam öleli 4 yıl olmuştu ve ben garip bir ruh halinde idim. hergün iş çıkışı saat 7-8 gibi mezarlık önünde otobüsten iner ve babamın mezarına giderdim. 2-3 saat boyunca konuşur, sohbet eder, mutluluğumu yada mutsuzluğumu anlatır, ağlar, günümden bahseder, bazen kızar, bazen kahreder, bazen şikayet eder, bazen küfreder, bazende mezarın taşına uzanır sessizce ağlardım. sonrada yola düşer bir saat boyunca yürüyerek eve ulaşırdım. hemen her seferinde annemi kapıda beni beklerken bulurdum. bahanem ise hep aynıydı, iş çoktu çalışıyordum diyordum. annemin ustama ulaşmasına da engel oluyordum. bu durum yaklaşık 3 ay kadar sürdü. sonunda annem ustama ulaşmış ve eve geç gelmemden bahsetmiş, ustam da vaktinde çıktığımı ve nereye gittiğimi bulup beni eve getireceğini söylemiş. son mezarlık gecesinde yine babamla konuşurken yaklaşık 1 saat sonra ustamın sesiyle kendime geldim. kızmadı oturdu yanıma benim sohbetime dahil oldu. babama benden bahsetti. bana birşeyler söyledi. epeyce bir süre konuştuk ve sonunda benden söz aldı ve beni ev bıraktı. o gece mezarlıkta geçirdiğim son geceydi. şimdilerde d bazı akşamlar mezarlığa girerim. ama sadece bir fatiha okuyacak kadar kalıyorum. üstünden 23 sene geçse de verdiğim bir söz var sonuçta. hepsi bir kenara da seni çok özledim be babam... en güvenli yerlerden birisidir mezarlık. ölüden insana zarar sistem gereği ya da gelenek diyebiliriz... vicdani duyguları ufak yaşta çocuklara abuk subuk ve korku ile aşıladığımız için insan büyüdüğü zaman ürperiyor. dirilecek sanıyor, başka bir şey sanıyor.. ulan en güvenli yer mezarlıktır. ölü kişi can alamaz, ölüler hırsızlık yapamaz, ölüler konuşamaz... sadece dinlerler o'da kesin değil ya yıllar önce arkadaşlarla şarap içip mahallede dolaşırken bizden 4 yaş büyük bir grubun yanından geçiyorduk... onlar da sarhoş.. bir anda iddiaya girerek kilyos ağlamış dede mezarlığının içindeki yatırın odasını açarak, içerde bulunan tabutun başındaki sarığı alırsın alamazsın mevzusuna iddiasına girdik... büyüklerden birisi diyor ki "sarığı getirin 1 kasa bira alacam size" ya da "ben içeri girecem odaya kazık çakacam" yanımdaki arkadaşlardan birisi efelik yaparak "tamam sarığı getireceğiz" dedi...lakin o sırada bunların yanından 2 kişi arabaya binerek uzaklaştı... o an aklıma gelen şey, o iki kişinin mezarlığa gidip bizi korkutacağı oldu... yanımdaki arkadaşlara mevzuyu anlattım "2 kişi bizi korkutacak bu yüzden sarıkla uğraşmayalım, mezarlığa girdiğimiz zaman herkes bir duvar köşesine çöksün.. beyaz çarşaflı gördüğümüz anda saldırıyoruz" dedim..gece saat 1.. mezarlığa geldik... yatırın olduğu yere yöneldik, çarşaflı birilerini bekledik ama ne gelen var ne giden.. meğer o iki kişi korkudan eve kaçmış amk...iddiasına girdiğimiz kişi arabada tabutun başındaki sarığı bekliyor.. sürekli kornaya basıyor falan.. tabii kimsenin götü yemedi tabutun başına geçmeye.. allahtan bizi getiren şöför fena tırstı ve iddiaya son verdi de iddiayı kaybetmeden, yatırın kapısı kapalı yalanını söyleyerek 1 kasa bira almadan iddiayı kaybetmekten kurtulduk..şimdi o zamanlar ben 16 yaşındaydım.. aradan yıllar geçti, gece vakti o yatıra girdim.. sarığı sökmedim ama beni çarpacak bir şey yoktu.. koskoca mezarlıkta dolaştım ettim bir sıkıntı olmadı.. ölüden değil, diriden korkmayı öğretin çocuklarınıza... benim diyen ateistin yapmakta zorlanacagi eylem. 2 kisi sikinti cikmaz ama tek basina gercekten zor. tam ters zamanda hayvanin birisi ses yaparsa, kelimei sahadet getirmeye baslarsin yemin ediyorum. ayrica sunu da belirtmeliyim ki oyle cok guvenli falan degildir. 2 tane balici cikip gotunuzu keserse gorursunuz ebenizin amini. bir kere başımdan geçen bir gece saat 1 gibi bir köy mezarlığının içine tatilinde aile ile birlikte köye amcamı ziyarete gitmiştik, ben o zaman 14-15 yaşında felanım..her gün yeni bir absürtlük, piçlik de muhtemelen deli siktiği için amcaoğlu ile gecenin köründe sikko bir iddaaya tutuştuk..amcamların evi mezarlığa çok yakındı,amcaoğlu ile de gece birbirimize paranormal hikayeler anlatırken, bana "mezarlığın içinden geçemezsin" dedi..ben "geçerim" itibari ile camdan gizlice atlayıp mezarlığın girişine kadar da şöyle tarif edeyim; iki futbol sahası uzunluğunda bir yer düşünün..hikayede ki mal yani ben, başından sonuna kadar bu mesafeyi katedeceğim ve geri bir yürek yemişlik varsa o dönem, daldım mezarlığın içine..ama korkudan sağıma soluma hiç bir yere bakmıyorum ve o kadar hızlı yürüyorum ki bildiğin koşuyordum ara tam mezarlığın ortasında mesafeyi yarıladığım sıra, bir mezarın arkasından bir köpek havlayarak fırlamasın mı!..onun ben amk!..korkudan altına sıçmak tarifini hayatımda bir tek orada allahsızın mezarlığı döndüğü zaman üstünde böyle kapkara tüyleri falan da vardı, bildiğin böyle mont giymiş cüce gibi ilk etapta sessiz sessiz üstüme doğru gelmeye başladı. o zaten başlı başına adamı korkutur, birde birden havlamaya başlayınca iyice teenage korku filmine döndü nasıl bir sukünetse benim ki artık, aslında muhtemelen korkunun verdiği şoktu, birden köpeğin üstüne bağırarak yürüyüp, yerden taş alma numarası yaptım.. allahtan tipik anadolu karabaşı olduğu için köpek fazla direnmedi,muhtemelen o da benden korktuğu için direk tabi o korku ile bildiğin titreye titreye, yolu tamamlamadan direk koşarak çıkışı gittim. sese zaten amcaoğlu da geldi. ama ellerim nasıl titriyor..garibim de bir şey gördüğümü falan zannetti herhalde o da korktu..durumu anlattıktan sonra 3 gün gülmüştü işte buda böyle bir anımdır..ezcümle, yapmayın amk öyle malca gece film izleyin, ne bileyim sevişin..ama mezarlığa gitmeyin. ne işiniz var amk? bunu düşününce korkan insan aslında şanslı. şimdilik tabii. bir kez sevdiği insanın cenazesine gittikten sonra muhtemelen mezarlıklar korkunç değil üzücü yerler olarak değişecek onun için. daha dün sarıldığın, sıcacık insanı kefene sarıp o çukura bıraktıktan sonra ''toprağa vermek'' denen şey neymiş öğreniyorsun tam olarak. üzerini örtüp, orada bırakıp gidiyorsun. neden insanlar mezarın üzerine kapanıp ağlar, neden ölenin artık hiç umrunda olmayacağı gün gibi ortadayken mezarına çiçek dikerler, onları sularlar... bunlar yaşamadan sadece bir yere kadar anlaşılabilecek şeyler. ve maalesef yaşadıktan sonra artık bir mezarlığın yanından geçerken aklına korku filmleri, mezarlarından çıkan zombiler falan gelmiyor. birilerinin sevdiği birileri yatıyor orada. kimsenin orada bırakmak istemediği ama bırakmak zorunda kaldığı birileri. mezarlıkta dolaşmak her zaman zor galiba. zaten günün birinde orada yatanlar arasında yer alacağız. şahsen mezarımın yanından wohoo çok korkunç lan ama iyi ki gezebiliyoruz şu saatte falan diyen birileri geçerse hortlamayı planlıyorum. ben orada ölmüşüm, yatıyorum, zaman geçsin diye öyle bekliyorum, tüm sevdiklerim dışarıda kalmış, sinirim tepemde zaten... hayret bi şey ya. gidin başka yerde oynayın terbiyesiz veletler. hem bildim ben seni dur bakayım, halime'nin ortanca değil misin sen? eh demezsem annene. görürsün... yaşlanmadan ölsem bari. çekilmez bir nene olacağım gibi geliyor. aksi, lanet, dişsiz... ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
gece mezarlıktan geçerken dua okunurmu